Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/103 E. 2013/6788 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/103
KARAR NO : 2013/6788
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 3.877,07 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatındavalıdan alınarak davacıya verilmesine.

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davalı vekilinin ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı,tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik tayini,
2- Yasal faizin açıkça tutuklama tarihinden itibaren talep edilmesi karşısında kabul edilen maddi tazminat miktarına gözaltına alınma tarihi ile tahliye tarihi arasındaki süre için faize hükmedilmesi, kabul edilen manevi tazminat miktarı için ise yasal faize hükmedilmemesi,
3- Davacının almış olduğu net ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri ve vergi kesintileri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması,
4- Davacı vekilinin, tazminat davasından çok önceki bir tarihli vekaletnameye dayanarak açtığı tazminat davasında, gerekirse davacı dinlenilerek vekil ile arasında tazminat davası açılması yönünde vekalet ilişkisinin devam edip etmediği ve dava açılmasına muvafakatının bulunup bulunmadığının araştırılmaması,
5- Davacının nüfus kaydının ve hakkında mahsup işlemi yapılıp yapılmadığının denetlenmesi bakımından sabıka kaydının dosya arasına alınmaması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.