Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/10997 E. 2013/14761 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10997
KARAR NO : 2013/14761
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1. cümle, 5237 sayılı TCK’nın 52/4, 53/1, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar ile sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve …’in, ölen sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz Geç Roma dönemine ait yerleşim alanında, kültür varlıkları bulmak için, saplama demiri kullanmak suretiyle toplam 114 adet sondaj çukuru açtıkları, her ne kadar adı geçen sanıklar aşamalarda yaptıkları savunmalarda suçlamayı kabul etmemişlerse de, ölen sanık …’in soruşturma aşamasında gerek kollukta, gerekse Cumhuriyet Savcılığı’nda müdafii huzuru ile verdiği benzer ifadelerde, sanıklar… ve…ile define arama hususunda anlaşmaya vararak, kendisine ait suç aletlerini de alıp, sanık …’ün idaresindeki … ile olay yerine geldiklerini beyan ettiği, kolluk kuvvetlerince sanık … ile birlikte olay mahallinde yakalanan ve haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şahıslardan …’un ise, arkadaşı… ile birlikte sarmaşık toplamaya başladığı sırada sanıkların da define arama faaliyetine giriştiklerini, saplama demirinin tüm sanıklar tarafından sırayla kullanıldığını, en son sanık …’in elinde iken jandarma görevlilerinin geldiğini beyan ettiği, diğer şahıs …ün de, sanık … saplama demiri ile arama yaparken sanıklar… ve …’in, onun yanında bulunduklarını, otostop yaparak bindikleri sanık …’e ait … içerisindeki suç aletlerini arkadaşı Fahri ile gördüklerini, olay yerine vardıklarında kazma ve küreğin sanıklar… ve…tarafından ağaç dibine konulduğunu söylediği, olayın hemen akabinde verilen tüm bu ifadeler ve ifade sahibi şahısların, sanıklar… ve…ile, onlara suç isnadında bulunmalarını gerektirecek bir husumet içinde olduklarına dair iddia ya da delil mevcut olmadığı değerlendirildiğinde, mahkemece, adı geçen sanıkların, üzerlerine atılı suçu işledikleri kabul edilerek hüküm tesisinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ile sanık … müdafinin, sanıkların, atılı suçu işlemediklerine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanıkların kasta dayalı kusurlarının yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, bu ölçülere uymayacak şekilde asgari haddin çok üzerinde temel ceza belirlenerek, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca, sanıklar hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verilebileceği gibi, cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de hükmedilebileceğinin, her iki ödeme imkanının aynı anda mevzu bahis olamayacağının gözetilmemesi kanuna aykırı,
3- Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun’da getirilen değişiklikler karşısında, sanıkların hukuki durumlarının yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
4- 29/05/2013 günü UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık …’in hükümden sonra 26/02/2008 tarihinde öldüğünün anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık … ile sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.