YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11003
KARAR NO : 2013/14741
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 62, 50/4-1a, 52, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet, sürücü belgesinin geri alınması
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, bir nedene dayanmayan, katılan vekilinin, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Olay tarihinde saat 16.30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Ankara’dan Sincan istikametinde seyrederken olay mahalline geldiği esnada, seyrine göre sağdan sola doğru ve yaya geçit çizgisinden 4 metre önce karşıya geçmekte olan yayalar … ve altı yaşındaki torunu …’a 24 metre fren izi bıraktıktan sonra sol şerit üzerinde çarpması sonucunda, …’ın ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastahanede öldüğü, …’ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek biçimde yaralandığı olayda; trafik kazası tespit tutanağında ve krokide, yaya geçidi levhası, aydınlatma direği ile yol zemininde yaya geçidi çizgilerinin mevcut olduğunun saptanmasına karşın, trafik lambası bulunmadığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nin raporunda da, yayaların ışık bulunmayan yaya geçidinden dört metre önce karşıya geçtiklerine ilişkin trafik kazası tespit tutanağı esas alınmak suretiyle kusur tespitinin yapıldığı, katılan … …’ın soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde yer almadığı halde, istinabe mahkemesinde alınan ifadesinde yeşil ışıkta karşıya geçmekte olduklarını ileri sürdüğü, sanığın ise sorgu ve yargılama sırasında mahkemede alınan beyanlarında olay yeri öncesindeki kavşakta yeşil ışıkta geçerek yoluna devam ettikten sonra kazanın meydana geldiğini savunduğu hususları dikkate alınarak; olay mahallinde trafik bilirkişilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyeti, sanık ve katılan … …’ın katılımıyla keşif icra edilerek, olay mahallinde trafik lambası bulunup bulunmadığı, lamba mevcut ise çarpma noktasına mesafesi ile olay anında çalışıp çalışmadığı ve sinyalizasyon durumuna göre sanığın kırmızı ışıkta geçiş yapıp yapmadığı hususları saptandıktan sonra, sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığının anlaşılması durumunda cezasında bilinçli taksir hükmü gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Kabule göre de;
a- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
b- Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezası, TCK’nın 49/2. maddesi gereğince uzun süreli hürriyeti bağlayıcı ceza olduğundan, TCK’nın 50/4-1a, 52/2. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesi yerine, sadece 50/4-1a ve 52. maddelere göre çevrilmesi ve hapis cezasından çevrilen gün para cezalarının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında hapis cezasının kaç gün olarak çevrildiğinin belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine ve TCK’nın 52/3 maddesine aykırı davranılması,
c- Hükmün gerekçe kısmında, hapis cezasının beher gününün 50 TL esas alınarak adli para cezasına çevrildiği açıklanmasına rağmen, hüküm fıkrasında günlüğünün 20 TL olarak kabul edilerek ve bu kabul doğrultusunda ise, sonuç adli para cezasının 18.200 TL olarak belirlenmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak 13.140 TL olarak eksik cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.