YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11373
KARAR NO : 2013/14455
KARAR TARİHİ : 29.05.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi (Edirne)
Suç :Taksirle Yaralama
Hüküm :Düşme
Taksirle yaralama suçundan sanıklar hakkında verilen düşme kararları, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet savcıları ile mahalli Cumhuriyet savcılarının sulh ceza mahkemesi kararlarını 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz etmelerinin mümkün olduğu; her ne kadar mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde havale tarihi 05.06.2012 ise de UYAP sisteminden yapılan sorgulamada, temyiz dilekçesinin 04.06.2012 günü saat 15:01 itibariyle elektronik imzayla imzaladığı ve dilekçenin mahkeme ekranına düştüğü, bu itibarla, 04.05.2012 tarihinde tefhim edilen hükme karşı mahalli Cumhuriyet savcısının temyizinin süresinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamede, temyizin süreden reddi yönünde görüş bildiren düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
1.) Sanık … hakkında verilen düşme kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun 5237 sayılı TCK’nın 89/5. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, mağdur …’un 19.04.2012 havale tarihli dilekçeyle sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, sanığın da 04.05.2012 günlü oturumda şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğini bildirdiği anlaşılmakla, vazgeçme nedeniyle TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca verilen düşme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2.) Sanık … hakkında verilen düşme kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Olay günü gece saat 20:40 sularında açık havada, meskun mahal dışında, bölünmemiş, iki yönlü, 7 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, görüşe engel cismin bulunmadığı, eğimsiz düz yolda idaresindeki otomobille, 222 promil alkollü bir şekilde seyir halinde bulunan sanık …’un üç yönlü T kavşakta, kavşaklarda geçiş üstünlüğü kuralını ihlal ederek …’in idaresindeki otomobile çarpması şeklinde gelişen; … ile birlikte araçta bulunan … ve …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; TCK’nın 89/5. maddesi uyarınca, maddenin birinci fıkrası kapsamına giren yaralanmalarda suç bilinçli taksirle işlenmiş olsa dahi şikayete tabi bulunduğu, mağdurların sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtikleri, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan soruşturma aşamasında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın da kesinleştiği gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 89/4. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu, 5237 sayılı TCK’nın 89/4. maddesinde, “altı aydan üç yıla kadar hapis cezası” öngörülmüş olup, hapis cezasının üst sınırı itibariyle suç ve iddianame tarihi itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 73/4, 89/5 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.