YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11417
KARAR NO : 2013/14750
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/4, 62/1, 50, 52. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık ve küçük mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Küçük mağdura duruşma günü bildirilmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, küçük mağdurun yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve karar verilmesinden sonra atanan zorunlu vekili tarafından hükmün temyiz edilmesi suretiyle katılma iradesini ortaya koyan küçük mağdurun 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, kusur durumuna göre cezasında indirim yapılmadığına, müştekilerin şikayetçi olup olmadığının ve zararlarının giderilip giderilmediğinin araştırılmadığına, bozma sonrası verilen kararda kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza tayin edildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin, yargılama aşamasında küçük mağdura zorunlu vekil atanmadığına, mağdurların ifadelerinin kararda gösterilmediğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesi yerine, sadece 50. ve 52. maddelere göre çevrilmesi ile adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “TCK’nın 50.” ibaresinin “5237 sayılı TCK’nın 50/1-a.” ve 4. bendinin ilk satırındaki “TCK’nın 52.” ibaresinin “5237 sayılı TCK’nın 52/2.” şeklinde değiştirilmesine, 5. bendinin başına gelecek şekilde “5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi gereğince,” ibaresinin eklenmesine, diğer hususların aynen bırakılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.