YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12286
KARAR NO : 2013/14774
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/1-2, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hazine vekilinin, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına davaya katılma talebinde bulunması ve anılan kurumun katılan olarak kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davaya Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı temsilen katılma hakkını haiz olmayan Silifke Müze Müdürlüğü adına yapılan katılma talebinin kabulü ile belirtilen kurumun davaya katılmasına karar verilmesinin, hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
Sanığın, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 15/01/1977 gün, A-274 ve 06/02/1982 gün, 3313 sayılı kararları ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen, Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 25/11/1996 gün ve 2650 sayılı kararı ile koruma amaçlı imar planı onaylanan bölgede mevcut suça konu taşınmazın ½ hisse ile maliki olduğu, sanık hakkında, sözü edilen taşınmazda izin almaksızın yer altı suyu çıkardığı ve araziyi iş makinesi ile düzelterek üzerine zeytin fidanı diktiği iddiasıyla dava açıldığı, olay mahallinde icra edilen keşif sonrası fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda, sondaj yaptırılan kuyunun, 1. derece arkeolojik sit alanı sınırları dışında kaldığının, iş makinesi ile düzeltilen ve üzerine zeytin fidanı dikilen sanığa ait taşınmazın sadece 195.76 metre karelik kısmının 1. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde yer aldığının belirtildiği, gerek 1. derece arkeolojik sit alanına dair yukarıda sözü edilen kararların mahallinde usulünce ilan edilmesi, gerekse sanığın, daha önce aynı bölgede işlediği 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yargılanmış olması birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın bulunduğu yerin özelliği ile burada Koruma Bölge Kurulu’ndan izin alınmaksızın herhangi bir faaliyette bulunulamayacağının sanık tarafından bilindiği sonucuna varılacağı anlaşılmış olup;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken, “sabıka durumu nazara alınarak” denilmek suretiyle sanığa ait adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayanılmış ise de, sanığın eylemi nedeniyle oluşan zararın “suçtan önceki hale getirme” yoluyla tamamen giderilmemesi ve kısa aralıklarla 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu birden çok kez işleyen sanığın bu konudaki eğilimini ortaya koyması karşısında, tebliğnamede, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden anılan kurumun sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi nedeniyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamında mevcut arkeolog bilirkişi raporunda, suça konu taşınmaz üzerinde bulunan yapının, sit alanının flora ve faunasına zarar verdiğinin, arazi içerisindeki değişik yapıların da, arazideki yapı özelliğinin bozulduğuna işaret ettiğinin belirtildiği, bununla birlikte yargılama konusu eylemin, 1. derece arkeolojik sit alanını iş makinesi ile düzelterek üzerine zeytin fidanı dikmek olduğu, sözü edilen eylemin gerçekleştirildiği 195.76 metre karelik alanda herhangi bir kültür varlığına zarar verilip verilmediği, keşifte varlığı gözlemlenen tarihi kalıntıların belirtilen alan içerisinde yer alıp almadığı ve sanığın eylemi nedeniyle zarar görüp görmediği hususlarında herhangi bir tespit yapılmadığı anlaşılmakla, 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesinde düzenlenen suçun genel itibariyle “zarar suçu” olduğu da dikkate alınarak, belirtilen eksiklikler giderilip, 1. derece arkeolojik sit alanının ya da bu alan içerisindeki kültür ve tabiat varlıklarının zarara uğradığının tespiti halinde 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesi, aksi durumda aynı Kanunun 65/b maddesi uyarınca hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suçtan zarar görmeyen ve 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan doğan davalara katılma hakkı bulunmayan Müze Müdürlüğü adına hazine vekilinin katılma talebinin kabulü ile yargılama sonucunda anılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.