YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16662
KARAR NO : 2014/248
KARAR TARİHİ : 14.01.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’in, temyize gelmeyen sanıklar Şaban Demir, Ramazan Sarı ve suça sürüklenen çocuk Kenan Sarı ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kültür varlıkları bulmak amacıyla, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz olmayan Sinop İli, Erfelek İlçesi, Karaoğlu Köyü, Cevizli Karası Mevkiinde yaklaşık 3×3,5 metre genişliğinde, 7 metre derinliğinde çukur açmak suretiyle izinsiz kazı yaptığının, bu şekilde 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 74/1-2. cümlesi ile değişiklik öncesi anılan Kanunun 74/2. cümlesine muhalefet ettiğinin sübuta erdiği, mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın 08/05/2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 04/09/2011 tarihinde işlediği Orman Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyetine ilişkin Sinop Sulh Ceza Mahkemesinin 28/02/2012 gün, 2011/523 Esas ve 2012/110 Karar sayılı kararının ise 29/03/2012 tarihinde kesinleştiği, iş bu yargılamaya konu suçun zamanaşımı süresinin 5271 sayılı CMK’un 231/8 maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde durduğu, ikinci suçun işlendiği 04/09/2011 tarihi itibarıyla durma sebebinin kalktığı ve zamanaşımı süresinin kaldığı yerden işlemeye devam ettiği, ikinci suçun işlendiği tarih ile inceleme tarihi arasında lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 maddesinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunlar ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunların bir bütün halinde somut olaya ayrı ayrı uygulanması, ortaya çıkacak sonuca göre en lehe olan kanunun tespiti ve sanık hakkında tatbik edilmesi gerektiği, bu doğrultuda suç tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 2863 sayılı Kanunun 74/2. cümlesi ile 765 sayılı TCK hükümlerinin sanığın daha lehine olduğu gözetilmeksizin, 5728 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 2863 sayılı Kanun ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümlerinin birlikte uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan “TCK’nın 62 madde uyarınca” ibaresinin “765 sayılı TCK’nın 59/2 maddesi uyarınca” şeklinde düzeltilmesi, beşinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.