YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20753
KARAR NO : 2014/64
KARAR TARİHİ : 13.01.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 22/3, 89/2-b-e, 62/1, 53/6, 63/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu, mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni olarak görülmemiş; atılı yaralama suçunu bilinçli taksirle işlediği kabul edilen sanık hakkında hükmedilen 5 ay hapis cezasının kısa süreli olması nedeniyle TCK’nın 50/4. maddesi uyarınca aynı Kanunun 50/1-a maddesindeki seçenek yaptırıma çevrilmesine yasal bir engel bulunmadığı halde, “Sanığa verilen hapis cezasının 5237 Sayılı TCK’nun 50/4 maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi bilinçli taksir halinde uygulanmayacağından hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 50/1-a maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,” şeklindeki yasal olmayan gerekçeye dayalı olarak sanığa tayin olunan hapis cezası adli para cezasına çevrilmemiş ise de, TCK’nın 89/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü ve aynı Kanunun 50/2. maddesine göre seçenek cezalardan tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği nazara alındığında, gerekçesi isabetsiz olan yerel mahkeme uygulamasının sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşıldığından ve seçenek cezalardan hapis cezasının tercih edilmesinde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmediğinden, gerekçedeki isabetsizlik bozma sebebi sayılmamıştır.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yönetimindeki kamyonla seyir halindeyken, trafik kurallarını dikkate almayarak, ışık kontrollü kavşakta kırmızı ışıkta geçmek suretiyle kazaya sebebiyet veren sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, sanığın ceza miktarına, mahalli Cumhuriyet savcısının hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 13.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.