YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23980
KARAR NO : 2013/30030
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi …’a gerekçeli kararın tebliğ edilip hükmü temyiz etmemesi karşısında tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğine dair tebligatın, Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca komşusu …’ın beyanına göre sanığın çarşıya gittiğinin öğrenilmesi üzerine muhtara 23.11.2010 tarihinde teslim edildiği, sanığın tebligatın usulsüz olduğuna dair itirazın da … adında komşusunun bulunmadığını iddia etmesi ve buna ilişkin apartman yönetimi ve mahalle muhtarının beyanını içeren evrak ibraz etmesi karşısında 17.12.2010 tarihli eski hale getirme ve temyiz isteği yerinde görülmekle;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın kusuru bulunmadığına, cezanın ertelenmesi gerektiğine, mahalli Cumhuriyet savcısının müştekiye haklarının hatırlatılmadığına, ertelemenin tartışılmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü gündüz saat 17:10 sularında meskun mahal dışında , bölünmemiş, 2 yönlü, 5.90 metre genişliğindeki yüzeyi kuru , asfalt kaplama, hafif viraj, hafif eğimli, onarım yaklaşım levhası olan ancak yol şerit çizgisi bulunmayan yolda idaresindeki land rover aracıyla seyir halinde bulunan sanığın, hatalı sollama yaptığı ve karşı yönden idaresindeki kamyonet ile seyreden katılan …’nın kullandığı aracına şerit ihlali yaparak çarpması, şeklinde gelişen ve katılan … ile aynı araçta bulunan …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarıyla sonuçlanan olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’ nın 89/4. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu, sanık hakkında düzenlenen iddianame içeriğinin ve mahkemenin kabulünün de iki kişinin yaralanması şeklinde olduğu, bu itibarla davaya bakma görevinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesinin görevine girdiği ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak olay nedeniyle yaralanan … ve …’ın kolluk aşamasında 19.10.2009 tarihli ifadelerinde şikayetçi olmadıkları, sanığın TCK’nın 89/5. maddesi uyarınca takibi şikayete tabi olan taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına engel oluşturacağı, …’nın 16.11.2009 tarihinde …’ın 20.11.2009 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığındaki beyanlarında sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmelerinin şikayetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olup bunun mümkün olmadığı ve TCK’nın 73. CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince davanın düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunmakla yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden sanık hakkındaki davanın şikayet yokluğu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 73 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 19/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.