YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2449
KARAR NO : 2014/76
KARAR TARİHİ : 13.01.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, özel belgede sahtecilik
Hüküm : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan: Beraat
Özel belgede sahtecilik suçundan: TCK’nın 207/1, 43/1, 62, 53/1-a, b, c, d maddeleri gereğince mahkumiyet
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın beraatine, özel belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyiz dileçelerinin içeriğine göre; sanığın, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmü temyiz ettiği; mahalli Cumhuriyet savcısının ise, sanık hakkındaki sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede:
A) Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre; Doygun İletişim isimli işyerinin sahibi olan sanığın, katılanın, daha önce ibraz ettiği nüfus cüzdanı fotokopisinden faydalanıp, kimlik bilgilerini rızası dışında kullanarak, düzenlediği sahte telefon abonelik sözleşmelerine dayalı olarak çıkartılmasını sağladığı 534 300 03 36, 534 636 77 26, 534 638 03 17, 534 636 77 84 GSM numaralı Turkcell hatlarını, başka kişilere vererek, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediği iddiasına konu olayda,
Katılanın kimlik bilgilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmediği anlaşılan sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan da dava açıldığı ve anılan suçun oluşabilmesi için özel belgede sahtecilik yapılması yeterli olmayıp, bu belgenin hukuki sonuç doğuracak biçimde kullanılması gerektiği nazara alındığında, sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde, ancak özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilebileceğinden,
Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mahalli Cumhuriyet savcısının verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun sübuta erdiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B) Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın erteleme hükümlerinin uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Dosya içeriğine göre; sanığın, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak, sahte telefon abonelik sözleşmeleri düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasına konu olayda,
Sanığın, aşamalarda, sözleşmelerin sahte olarak tanzim edildiğinden hakkında başlatılan adli soruşturma kapsamında bilgi sahibi olduğunu, bu sözleşmelerin iş yeri çalışanları tarafından düzenlenmiş olabileceğini, atılı suçu işlemediğini savunması, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 23.06.2010 tarihli raporunda, suça konu sözleşmelerdeki imzalarla katılanın mevcut mukayeseye esas imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla katılanın eli ürünü olmadığının, sahte olarak hazırlanan sözleşmelere katılan adına imza atan şahsın tanı unsurlarını, sanık açısından teşhise yeterli oranda yansıtmadığından, söz konusu imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtilmesi karşısında,
Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacıyla; katılan adına yapılan abonelik sözleşmelerindeki hatlara ilişkin görüşme tutanakları ve hatların kullanıldığı cihaz seri numaralarının ilgili GSM şirketine sorulup, arama kayıtları çıkartılarak, hatların kullanıldığı cihaz seri numaralarının sanığın olay tarihlerinde kullandığı cep telefonuna uyup uymadığının araştırılması ve bu kayıtlara göre belirlenen iddiaya konu telefon numaralarının kulanıcıları ile sanığın iş yeri çalışanlarının kimlikleri tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, Aslantürk İletişim isimli işyeri tarafından çıkartılan 0 539 389 07 69 numaralı Turkcell hattına ilişkin tefrik edilen soruşturma dosyasının akıbeti sorularak, sanığın, temyiz dilekçesinde, benzer bir olaydan dolayı yargılandığını belirttiği Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/221 esas sayılı dosyasının onaylı örneği temin edilip, bu davayı ilgilendiren diğer delillerin dosyaya intikalinin sağlanması, gerektiğinde tanık olarak beyanı alınacak olan sanığın iş yeri çalışanları da dahil olmak üzere, olayla ilgisi bulunan tüm kişilerin imza ve yazı örnekleri alınarak, bu şahısların başka kurumlardaki mukayeseye esas olabilecek imza örnekleri getirtilip, sahte olarak hazırlanan sözleşmelerdeki yazı ve imzaların kimin eli ürünü olduğu hususunda ayrıntılı bilirkişi raporu alınması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek iddia ve savunmanın doğruluk derecesi açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak, sanığa hükmedilen hapis cezası ertelenmediği halde, sanık hakkında, anılan maddenin 1. fıkrasının (e) bendinde belirtilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.