YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24539
KARAR NO : 2014/40
KARAR TARİHİ : 13.01.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 1.974,61 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde ”6.000” TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı lehine talep konusunun altında kalacak şekilde ”1.974,61” TL maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında, tebliğnamadeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.9.2005 tarih 2005/88 esas, 2005/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere; davayı vekil ile takip eden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca tarifenin üçüncü kısmı gereğince ve ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Faiz talebinde bulunulmamış olması ve hükmün 2. bendinde hükmolunan manevi tazminata ilişkin olarak da yasal faize hükmedilmemesine rağmen, hüküm fıkrasında ”tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 10.12.2010 tarihinden itibaren” şeklinde, dosya kapsamı ve taleple ilgisiz ibareye yer verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümün 2. bendinde hükmolunan manevi tazminata ilişkin olarak yer verilen ”tutuklama tarihi olan 10.12.2010 tarihinden itibaren” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.