Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/24608 E. 2014/22687 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24608
KARAR NO : 2014/22687
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanıklar … ve … hakkında;5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat
2- Sanıklar …, …, …, … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 62,53/1.maddeleri uyarınca mahkumiyet… müdafii, mahalli Cumhuriyet savcısı

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar … ve …’ın beraatlerine, sanıklar …, …, …, …’in mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, şikayetçi vekili, sanık … ve … müdafii ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na duruşma günü bildirilmediğinden, CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
1- Sanık …’ın beraatine ve sanıklar …, …, …, …’in mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,
Sanıklar …, …, …, … hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sanıklara verilen cezanın az olduğuna, mahalli Cumhuriyet savcısının, ilk celsede iddianamenin okunmadığına; sanıklar Yılmaz ve Vehbi müdafinin, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (B) bendinin üçüncü paragrafının (C) maddesinin “TCK’nın 53/3. Maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sanık …’ın beraatine ilişkin hükmün DOGRUDAN, sanıklar …, …, …, …’in mahkumiyetlerine ilişkin hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık …’in temyiz incelenmesine gelince;
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Başka bir kazı olayında yapılan dinlenme sırasında dava konusu yerde kazı yapılacağına ilişkin Manyas İlçesinin kolluk kuvvetlerine bilgi verilmesi üzerine, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan incelemede, 8 metre derinliğinde çukur açıldığının tespit edildiği, 26.03.2010 tarihli Bandırma Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü raporunda, dava konusu tümülüsün 1.derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer aldığı, çevresinin ise 3.derece arkeolojik sit alanı olduğunun bildirildiği, kolluk kuvvetlerince 28.04.2010 tarihli araştırma tutanağında, 10 K 0798 plakalı Mitsubishi marka kamyonetin kazı mahallinde görüldüğü ve sahibinin sanık … olduğunun ve diğer sanıkların, kazı mahalline bahsedilen araç ile gidip geldiklerinin tespit edildiğinin bildirildiği, sanık …’ın aşamalarda verdiği benzer ifadelerinde, diğer sanıkları tanımadığını, dava konusu yerde kazı yapmadığını, Mitsubish marka gri renk arabasının olduğunu beyan ettiği, temyize gelmeyen sanık …’nun aşamalarda verdiği benzer ifadelerinde, kendilerini kazı alanına götürmesi için açık gri renk çift kabin pikabı olan sanık …’a teklif ettiği ve sanık …’ın teklifi kabul ettiğini ancak sadece götürüp getireceğini kazı alanında beklemeyeceğini söylediğini beyan ettiği, sanık …’ın kollukta verdiği ifadesinde, kazı olayında …’in de olduğunu beyan ettiği, temyize gelmeyen sanık …’ın aşamalarda verdiği ifadelerinde, sanık …’ı kazı alanına arabası ile gelen şahıs olarak tanıdığını ve diğer şahısları olay yerine getirip götürdüğünü beyan ettiği, temyize gelmeyen sanık …’ın Manyas Sulh Ceza Mahkemesi 07.05.2010 tarih 2010/3 değişik iş sayılı sorgu duruşmasında verdiği ifadede, sanık …’i dava konusu yerde yapılan kazı olayından tanıdığını fakat sanık …’ın kazı eylemini gerçekleştirmediğini beyan etmesi karşısında; sanık …’in, 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesinde belirtilen ”yardım eden” sıfatıyla kazı eylemine iştirak ettiği gözetilmeksizin sanık hakkında beraat hükmü tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.