YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3043
KARAR NO : 2013/11497
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 2.500 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ceza Genel Kurulunun 20.9.2005/88-98 tarih ve sayılı kararında da belirtildiği üzere; davayı vekil ile takip eden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca tarifenin üçüncü kısmı gereğince ve ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacıya bu ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış tazminat davasının dayanağı olan Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/140 esas, 2009/599 karar sayılı dava dosyası örneğinin uyap kayıt sistemi üzerinden çıkartılarak dosyaya eklenmiş olması ve hükme esas alınan ilgili kararın sahteliğinin iddia olunmaması ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.12.2010 gün ve 2010/263 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın “Tazminat İsteminin Koşulları” başlıklı 142. maddesinin 1. fıkrasındaki; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir” şeklindeki düzenleme nedeniyle kararların kesinleştiği hususunun davacıya tebliğ edilmesi gerekli görülmüş olup, dava dosyasında bu yönde yapılmış bir tebliğin bulunmaması karşısında, dava açma süresi yönünden dikkate alınması gereken süre 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen üç aylık süre değil aynı fıkradaki bir yıllık süre olup, davacının da vekili aracılığı ile bu süre içerisinde 10/03/2010 tarihinde dava dilekçesini vererek beraat kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal bir yıllık sürede dava açtığının anlaşılması ve davacının haksız tutuklu kaldığı döneme ilişkin geçerli Asgari Ücret Tablosu esas alınarak tutuklu kalınan süre üzerinden serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiye hesaplattırılan maddi tazminat miktarının tayin ve tespitine esas alınmış bilirkişi raporunun teknik verilere uygun olması, hesap hatası içermemesi ve denetime olanak sağlayacak açıklıkta tanzim edildiğinin anlaşılması nedeniyle tebliğnamdeki (1), (2) ve (3) nolu bozma görüşlerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Maddi tazminat miktarının tayin ve tespitine esas alınan bilirkişi raporunda, davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden hesaplanan ”1.445,75” TL’ maddi tazminata ceza dava dosyasında davacının kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle ”1.000” TL vekalet ücretinin ilavesi ile ”2.445,75”TL’nin maddi tazminat olarak hükmedilmesi yerine, bu miktarı aşacak şekilde maddi tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında maddi tazminat miktarının ”2.445,75” TL’ye düşürülmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.