YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3048
KARAR NO : 2013/11504
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 7.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının maddi tazminat talebinin reddi ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Haksız tutuklama (işlem) tarihi itibariyle uygulanması gereken 466 sayılı Kanunun 2/1. maddesinde dava açma süresinin kesinleşmiş beraat kararının bizzat sanığa tebliği ile başlayacağının öngörülmüş olması ve kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşılması ile tazminat talebine esas İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/96 esas, 2007/382 sayılı karar örneğinin arkasına ilgili mahkemenin yazı işleri müdürü tarafından aslının aynıdır şerhi verilmiş olması ve kararın sahteliğinin iddia olunmaması karşısında tebliğnamdeki (1) ve (2) nolu bozma görüşlerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı ve davacı vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Tutuklandığı tarihte sabit gelir getiren bir işi olmayan ve maddi tazminata esas teşkil edebilecek gelir kaybına ilişkin olarak sunulan belgelere de itibar edilmediğinin anlaşılması karşısında, davacının vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek tutuklu kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden hesaplanacak bir miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi,
2- Dava dilekçesinde mağduriyet tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulması karşısında, hükmedilen manevi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.