Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/306 E. 2014/2730 K. 05.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/306
KARAR NO : 2014/2730
KARAR TARİHİ : 05.02.2014

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 26/04/1984 gün 242 sayılı kararı ile 3 derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen, aynı kurulun 05/07/1996 gün, 6121 sayılı kararı ile 3 derece arkeolojik sit alanı olarak tescilinin devamına karar verilen ve 23/03/2000 gün 8414 sayılı kararı ile arkeolojik sit sınırlarının genişletilmesine karar verilen alan dahilinde kalan, İzmir İli, Urla İlçesi, İskele Mahallesi, … nolu sokak üzerinde bulunan, 893 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki deponun içerisine sanık tarafından suç tarihinde, 70×180 cm genişlik, 3,5 metre derinliğinde bir çukur açıldığından bahisle hakkında açılan kamu davası ile ilgili olarak dosya kapsamında mevcut 27/04/2009 tarihli inşaat bilirkişisi raporunda, sanığın eylemlerinin 2863 sayılı Kanunun 9. maddesi kapsamında arkeolojik sit alanına fiziki müdahale niteliğinde olduğu belirtilmiş ve bu rapor hükme esas alınarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, suça konu müdahalenin sanığa ait olan deponun iç kısmında meydana geldiği görülmekle, sit alanlarında bulunan ancak müstakil olarak tescilli olmayan yapıların iç kısmında ve dışa yansımayan nitelikteki müdahalelerin 2863 sayılı Kanunun 65/2 maddesindeki suçun oluşmasına imkan vermeyeceği, aksinin kabulü, Anayasanın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracağı, ayrıca dosya kapsamı itibariyle arkeolojik varlıklara zarar verildiğinin de belirlenemediği anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraati yerine, delilerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkumiyetine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında temel ceza tayin edilirken hapis cezasının asgari hadden belirlendiği gözetilmeksizin, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.