Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/3829 E. 2013/9174 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3829
KARAR NO : 2013/9174
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 12.509,48 TL maddi ve 10.000 TL manevitazminatın davalıdan alınarak davacıyaverilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Polis memuru olan davacının maddi ve manevi zararlarını tutuklandığı dönemde yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun kapsamında talep edebileceği ancak tutuklu kalması nedeniyle geç terfi ettiğini bu nedenle de özlük hakları açısından fazla çalışma farkı alamadığını ayrıca kademe ilerlemesinin yapılmaması nedeniyle eksik maaş aldığını da iddia eden davacının bu talepleri ile ilgili olarak ancak idare hukukunun genel esasları çerçevesinde idari yargıda devlet aleyhine tazminat davası açabileceği, davacının tutuklu kaldığı dönem içinde maaşında yapılan kesintiler varsa bu miktarın ancak maddi zarar oluşturabileceği düşünülmeden, fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu,üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı,tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
3- Davanın kısmen kabul edilmesi karşısında davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.