YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5146
KARAR NO : 2013/8026
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1-2-b-e, 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 1.64 promil alkollü olarak bölünmüş yolda yakıtı bitmiş, flaşörleri yanmakta olduğu halde şikayetçi ile yaralanması nedeniyle ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilen Mustafa Kutlu’nun itmekte olduğu araca çarpması ile meydana gelen olayda bilinçli taksirin uygulanma koşullarının oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, bilinçli taksirin bulunduğu olayda şikayetçinin hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşacak biçimde yaralanmış olması nedeniyle eylemin şikayete bağlı olmadığı anlaşılmakla hükümden sonra katılan vekilinin vekaletnamesindeki yetkiye istinaden şikayetten vazgeçmesi yine temel cezanın gün adli para cezası yerine 6 ay adli para cezası olarak belirlenmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “kastın yoğunluğu” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa verilen temel
cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olmakla, hüküm fıkrasından “sanığın kastının yoğunluğuna” ibaresinin çıkartılmasına, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.