YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5695
KARAR NO : 2013/12752
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’ nın 85/1, 53/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma sonrası sanık müdafiine esas hakkında beyanda bulunması için süre verilerek duruşmanın talik edildiği 20/10/2010 tarihli ilk celseyle 30/11/2010 tarihli müteakip karar celsesi arasında, 40 gün gibi, sanık müdafinin esas hakkındaki beyanını yazılı olarak da hazırlayıp sunabileceği fazlasıyla yeterli bir süre bulunması ve mahkemenin mazeret talebini red gerekçesinde de belirtildiği üzere, sanık müdafinin, duruşma başlama saatinden sonra saat 10:33’te faksla gönderdiği, mesleki mazeretinin içeriğine dair somut bir gerekçe içermeyen ve ekinde ispat evrakı da bulunmayan 30/11/2010 tarihli mazeret dilekçesiyle yaptığı erteleme talebinin reddinde savunma hakkını kısıtlayan bir durum görülmemesi karşısında, tebliğnamedeki 1 no’lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, olay öncesinde ölenin motosikletine başka bir aracın çarptığına, sanığın olayda kusuru bulunmadığına, savunma haklarının kısıtlandığına ve takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma ilamında bozma gerekçesi yapıldığı ve mahkemece bozmaya uyulduğu belirtildiği halde, sanık hakkında, taksirli suçlarda uygulanma imkanı olmayan TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması suretiyle hak yoksunluğuna hükmedilmiş olması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 5. bendinin tümüyle hükümden çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/05/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.