Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/5901 E. 2013/7414 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5901
KARAR NO : 2013/7414
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 1.516,12 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Tazminat talebine esas Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/413 esas, 2001/564 sayılı kararı ve bu karara yönelik temyiz istemi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15/08/2002 tarih ve 2002/6379 esas, 2002/9697 sayılı onama ilamının sahteliğinin iddia olunmaması ve davanın 466 sayılı Kanunun 2/1. maddesinde öngörülen yasal sürede açıldığının anlaşılması,
2- Davacı hakkında hükmedilen ceza ve tutuklu kaldığı süre nazara alındığında, davacı hakkında sürdürülen ceza yargılaması kısa sürede sonuçlandırılmış olsaydı davacının (sanığın) suç tarihi itibariyle 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19. maddesine göre hükümlü sayılması nedeniyle ve iyi halli olmak koşuluyla cezaevinde kalması gereken süre daha sınırlı olacak iken davacının tutuklu yargılanması ve hükümlü statüsüne geçememesi nedeniyle hükümlülük süresinden oldukça fazla süre ile ceza infaz kurumunda kaldığı ve kanunun infazda öngördüğü indirimden yararlanamadığının anlaşılması ve dairemizin aynı yöndeki 2012/24083 esas, 2013/1 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 2709 sayılı TC. Anayasası’nın 19/son, 40/son ve 90. maddeleri gereğince iç hukuk kapsamında kanun hükmünde bağlayıcılığı olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. maddesindeki özgürlük ve güvenlik hakkı düzenlemeleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına göre, davacının koruma tedbirine konu mahkum olduğu ceza davasında tutuklu kaldığı sürenin sonuç olarak tayin edilen ceza miktarı nazara alındığında çok uzun olduğu ve adı geçen Sözleşmenin 5/3. maddesine aykırılık oluşturduğu, buna göre tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği ve yerel mahkemece aynı yönde değerlendirme ve uygulama yapılmış olması,
3- Ceza Genel Kurulunun 20.9.2005/88-98 tarih ve sayılı kararında da belirtildiği üzere; davayı vekil ile takip eden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca tarifenin üçüncü kısmı gereğince ve ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve yerel mahkemece aynı yönde yapılan değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma öneren (1), (2) ve (3) nolu düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.