Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/6349 E. 2013/10678 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6349
KARAR NO : 2013/10678
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 22/3, 62/1, 63, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması.

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında mahkemece verilen 11.05.2006 tarihli hükümde temel cezanın tayini sırasında olayın oluş şekli, yaralı adedi, kusur durumu gerekçesi ile alt sınırdan uzaklaşılarak tam kusurlu sanığın TCK’nın 85/2, 62. maddeleri gereğince sonuç olarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık müdafi ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince sanık hakkındaki hükmün olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu ve TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanmaması nedeniyle bozulması sonrası, mahkemece bozma kararına uyulduğu halde sanık hakkında temel ceza belirlenirken “bozma öncesinde kusurun ağırlığı dikkate alınarak ceza teşdit hükümleri uygulanmak suretiyle yüksek tutulmuş, bilinçli taksir uygulanmasında ise ceza sanık hakkında ilk karardaki kadar olmamakla birlikte teşdit hükümleri uygulanmak suretiyle hükmedilmiştir” şeklindeki gerekçe ile temel ceza 4 yıl olarak belirlenmiş ve sanık hakkında TCK’nın 85/2, 22/3, 62. maddeleri uygulanıp bozma kararı etkisiz kılınacak ve sonuç olarak ilk hükümden daha az olacak şekilde 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.