YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7061
KARAR NO : 2013/22139
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … haklarında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53, 51, 54 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine
2) Sanık … hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53, 54, 58 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanık … ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde izinsiz kazı yapmak için fikir ve eylem birliği içerisinde bir araya gelen sanıkların yapılan bir ihbar üzerine Yozgat İli, Sorgun İlçesi, Babalı Köyü, Bağlar Mevkiinde yer alan ve “Bekçi Höyüğü” olarak bilinen ancak arkeolojik açıdan tümülüs özelliği arz eden dava konusu taşınmazda sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’ı adli emanette kayıtlı kazı aletleri ile 25 metre uzunluğunda, 5 metre genişliğinde, höyük merkezine doğru ise 10 metre dibe doğru izinsiz olarak kazı yaptıkları, sanıklar … ve …’ı ise gözcülük yaptıkları sırada suçüstü yakaladıkları, tarafsız arkeolog bilirkişi raporu ile dava konusu tümülüsün sit alanı olarak tespit ve tescil kaydının bulunmadığının, ancak 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz bir kültür varlığı özelliği taşıdığının, suça konu kaçak kazı faaliyetinin tümülüse çok büyük zarar verdiğinin saptandığı, sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçu işlediklerini tevil yollu ikrar ettikleri, tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların izinsiz olarak kazı yaptıklarının sübuta erdiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’ın, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin cezanın ertelenmesi kararının yerinde olmadığına dair, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezaları ertelenen sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … haklarında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı, sanık … hakkında ise sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının üç numaralı paragrafı hükümden çıkarılarak yerine “Sanıkların kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1 maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …’ın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, sanık … hakkında ise Kanunun 53/1-c maddesinin sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.