YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8083
KARAR NO : 2013/10229
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : Maddi tazminat red, 3000 TL manevi tazminatındavalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacının ikametinin Ankara ilinde olduğunun anlaşılması karşısında, CMK’nın 142/2. maddesi gereğince yetkisizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince kısmen isteme uygun olarak sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 17.04.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Davacı vekili müvekkili davacının Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/332-706 sayılı dosyasında tutuklu kaldığını ve beraat ettiğini belirterek CMK’nın 141-144. maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Tazminat davasına bakan Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesi 13.10.2011 tarihli kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermiştir. Davalı hazinenin temyizi üzerine dosyayı inceleyen dairimiz çoğunluk görüşü ile “Davacının ikametinin Ankara ilinde olduğunun anlaşılması karşısında CMK’nın 142/2. maddesi gereğince yetkisizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla karar verilmesi” gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Aşağıdaki gerekçelerle bozmanın yerinde olmadığını davanın esasına girilerek karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Yetki konusu CMK’nın 12-21. maddelerinde düzenlenmiştir. Adı geçen kanunun 12. maddesinin birici fıkrasında “Davaya bakmak yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.” genel kuralını getirmiştir.
12. Maddenin 2-5.fıkraları ile 13, 14, 15,16 maddelerinde de özel, istisnai yetki düzenlemesi kabul edilmiştir. CMK’nın 142. maddesi de tazminat davasının “zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde” açılmasını öngörülmüştür. Tıpkı CMK’nın 12/2-5, 13,14,15 ve 16.maddelerindeki istisnai özel yetkiler gibi.
CMK yetkili mahkemeyi böylece belirledikten sonra yetkisizlik itirazının ne zaman ileri sürülmesi gerektiğini de 18.maddesinde düzenlemiştir. Bu maddenin ilk fıkrasına göre “Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan önce bildirir.” hükmünü getirmiştir. Kanun koyucu ülke genelindeki mahkemeler arasında yetki konusunda bir ayırım düşünmemiş, süresinde ileri sürülmemesi halinde daha sonra ileri sürülmesine kabul etmemiştir. Hatta bunu savunmadan sonraya bırakmamış, iddianamenin okunmasından sonra, sorgudan önce yapılmasını öngörmüştür. Bunun böyle yapılması da kanunun ruhuna ve amacına uygundur. CMK’nın amaçlarından biri olan yargılamanın tek oturumda bitirilmesi için bu gerekli bir uygulamadır.
Dosyamız bakımından baktığımızda davalı hazine vekili, dava dilekçesini aldıktan sonra her hangi bir yetki itirazında bulunmamıştır.
Hatta daha sonraki aşama ve temyiz dilekçesinde bile bunu ileri sürmemiştir, kaldı ki bu aşamalarda bile ileri sürülse bu husus bozma sebebi yapılamaz. CMK’nın 18. maddesi gayet açık ve Yargıtay uygulamaları da hem hukuk ve hem de ceza dairelerinde bu yöndedir.