YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8602
KARAR NO : 2014/158
KARAR TARİHİ : 13.01.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler Arasındaki Haberleşmenin Gizliliğini Alenen İfşa Etme, Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Etme
Hüküm : Beraat
Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etme ve özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme suçlarından sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; olay tarihinde, kamuoyunda “Ergenekon” adı verilen davanın görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin başkanı olan ve görevi gereği kamuoyu tarafından tanınan katılan hakkında, sanığın sorumlu yazı işleri müdürü olduğu Star Gazetesinin 16.06.2010 tarihli nüshasının 12. sayfasında, “Ergenekon hakimine abluka” başlıklı haber içeriğinde, görülmekte olan davanın Ankara’ya gönderilmesi ve orada görülen dava ile birleştirilmesi için yoğun kampanyanın yapıldığı belirtilerek, … isimli avukatın da, başkan …’e dosyayı Ankara’ya göndermesi ve ardından emekliliğini istemesi için baskı yaptığı, 08.03.2009 günü katılan ile avukat arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, avukat …’ın katılana “koruyacaklarını mı zannediyorsun, harcandığında”, “Gönder şu dosyayı da gitsin Allah aşkına”, “Gönder şu dosyayı”, “Gönder ya Allah rızası için gönder de kurtul ya” şeklinde konuştuğu, aynı nüshada “Güya gizli buluşuyoruz” başlığı ile verilen haber içeriğinde, avukat … ile … arasında çoğu zaman karşılıklı duygusal sözlerin de dile getirildiği konuşmalarda ikilinin gizlice buluşmalarının da teknik takibe takıldığı, 23.12.2009 günü gerçekleşen telefon görüşmesinde katılanın telefonda İstanbul Şişli’de buluşacakları yeri tarif edince …’ın “güya şey hareket ediyoruz dikkatli hareket ediyoruz, telefonda herkese bildiriyoruz” dediği şeklinde yayımlandığı olayda;
Haber içeriğinin görünür gerçeğe uygun olması, kamuya mal olmuş katılanın, yargıyı etkileme suçlamasıyla yürütülen soruşturmada “şüpheli” sıfatını taşıyan biriyle, davanın başka bir mahkemeye gönderilmesi konusunda yaptığı konuşmalara ilişkin haberin yapılmasında, yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği ve toplum içindeki konumu gereği, kamu yararı ve toplumsal ilginin bulunması, haberi yapılan konunun güncel olması, haberde kullanılan ifadelerin ve haberle beraber yayımlanan fotoğrafın, habere konu olayla fikri bağlantısının bulunması, haberin verilişinde tahkir edici bir dil kullanılmayıp, ölçülülük ilkesinin ihlal edilmemiş olması karşısında, yayımlanan haberin, basının haber verme hakkı sınırları içerisinde kalması sebebiyle, katılanın özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğinin kabulü mümkün olmadığı gibi, haberde yer alan sözlerin, katılanın küçük düşmesine yol açan değer yargısı içerecek, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olmayıp, kullanılan üslupla konunun okuyucuya aktarılması sırasında, hukuka uygun çerçevenin dışına çıkılmadığı anlaşılmakla, katılanın hakarete uğradığından da söz edilemeyeceği anlaşılmakla tebliğnamede yer alan, “katılanın özel hayatı ile ilgili olan haberleşme içeriklerinin yasa hükümlerine aykırı olarak ele geçirilip yayınlanarak ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi suçu sübuta erdiği” gerekçesiyle beraat hükmünün bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 13.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.