Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/8791 E. 2013/9563 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8791
KARAR NO : 2013/9563
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/1 ve 62. maddeleri gereğince 75 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/10/2012 tarihli ve 2011/514 esas, 2012/1504 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, olayda mağdurun zararının giderilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararın kaldırılmasına, sanığa verilen 75 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddesi gereğince 1.500 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli ve 2012/176 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulması hâlinde, itiraz merciinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, mercii tarafından suçun sübutu, nitelendirilmesi gibi esasa ilişkin değerlendirme yapılamayacağı, açıklanmayan mahkûmiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenemeyeceği, bu gibi hukuka aykırılıkların ancak davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde temyiz kanun yolu ile incelenebileceği cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 31/01/2013 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-34-9734-2012/2056/ 8282 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2013 tarih ve 2013/49517 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 5. ve devam eden fıkralarında düzenlenen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarının aynı maddenin 12. fıkrasına göre itiraz kanun yoluna tabi olduğu, itiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının geri bırakılmasında hata görüldüğü takdirde, itiraz merciince itirazın kabulüne, hükmün açıklanması kararının kaldırılmasına karar verilmesine karar verilip, müteakip işlemlerin itiraza konu kararı veren mahkemece duruşma açılmak suretiyle yapılması gerektiği, talebe konu İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli ve 2012/176 değişik iş sayılı kararı ile, sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
dair karara yönelik katılan vekilinin itirazının kabulüne, olayda mağdurun zararının giderilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararın kaldırılmasına karar vermekle yetinilmesi gerekirken işin esasına girilerek, sanığa verilen 75 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddesi gereğince 1.500 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu nedenle itiraz merciinin kararının hüküm niteliği taşıdığı ve temyiz kanun yoluna tabi olduğu, bu nedenle davanın taraflarına tebliğe çıkarılıp temyiz kanun yolu ile incelemeden geçmesi veya temyiz süresi geçirilip kesinleşmesinden sonra kanun yoluna başvurulması gerektiği anlaşılmış ise de, 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden sonra verilmiş doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, sanığa hükmedilen 1500 TL’den ibaret adli para cezasına ilişkin hükmün de kesin nitelikte olduğu ancak; mercii tarafından kararı itiraza konu mahkemenin yerine geçip itiraz konusu hakkında karar verilemeyeceği, dosya kapsamına göre, katılanın olay nedeniyle oluşan zararının giderilmediğinin tespit edilmesi üzerine, itiraz merciince İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/10/2012 tarihli ve 2011/514 esas, 2012/1504 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Sulh Ceza Mahkemesinin yerine hüküm kurulup sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden, kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli ve 2012/176 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.