YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9690
KARAR NO : 2013/9297
KARAR TARİHİ : 10.04.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarıncamahkumiyet.
Tebliğname Düşünce : Ret- Düşme
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdura duruşma günü bildirilmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, kendi yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan mağdurun 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekili Av. …’ün de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Bilinçli taksirle işlenmediği anlaşılan olayda, nitelikli yaralanan mağdurların sanık hakkında şikayetleri bulunmasa da suç tarihi itibariyle şikayete tabi olmayan eylemin, 765 Sayılı TCK’nın 455/2 ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 85/1 maddesi kapsamında kaldığı gözetilerek, sanığa yüklenen eylemin, suç tarihine göre zamanaşımına ilişkin hükümler bakımından ise 765 sayılı TCK’nın 455/2. maddesi ve aynı yasanın 102/4 ve 104/2. maddeleri kapsamında kaldığı ve zamanaşımının henüz dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşme öneren görüşe iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, olay tarihinde kullandığı minibüsle, meskun mahal dışında gündüz saat 15.00 sularında, iki yönlü 7 metre genişlikteki kuru asfalt hafif eğimli düz yolda giderken, sanığın aracında yolcu olarak bulunan mağdurların, rengini; sanığın ise rengiyle birlikte plakasını da belirttiği ve ilgili firmanın otobüs sürücüsünün de farklı saat belirtmekle beraber olay yerinden geçtiğini kabul ettiği, ancak üzerinde herhangi bir inceleme yapılmayan … firmasına ait sarı renkli otobüsün, karşı yönden gelerek, sanığın şeridine girmesi sonucu, sanığın önce sağa yanaştığı, diğer aracın, kendisine ait minibüsün sol arkasına çarpması nedeniyle sola yöneldiği sol taraftan şarampole uçarak, minibüste bulunan bir kişinin ölümü, birden fazla kişinin de yaralandığı olayda, Adli Tıp Kurumu raporunda, sanığın minibüsünün sol arka tamponununyerinde olmadığı ve far hizasında çamurluk üzerinde lekeler olduğu ve otobüs sürücüsünün şeride tecavüz etmesi durumunda, sanığın kusursuz olacağı belirtilmesine, olaydan hemen sonra minibüs sürücüsü sanık ve yolcuların tümünün sarı renkli otobüsün kendi şeritlerine girdiğini beyan etmeleri ve yine keşif bilirkişisinin de aynı yönde görüş bildirmesine rağmen, kaza tespit tutanağında diğer sürücü ile ilgili bir tespit yapılmadığı da dikkate alınmadan hangi rapora neden üstünlük tanındığı karar yerinde yeterince tartışılmadan, tarafların kusurları yönünden maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılıp olayın etraflıca aydınlatılması ve kusur oranının dosya kapsamına uygun belirlenmesi bakımından Karayolları yada Teknik Üniversitelerin ilgili bölümlerinde bulunan uzmanlardan oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.