Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/9785 E. 2013/14131 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9785
KARAR NO : 2013/14131
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 3.300 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,

Davacıların tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar vekilinin yüzüne karşı 13.10.2011 tarihinde tefhim edilen hükmü, davacı vekilinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. Maddesindeki 1 haftalık yasal temyiz süresinden sonra 28.10.2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunabileceği, davanın kısmen kabulü halinde ise davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılmamıştır.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacıların sosyal ve ekonomik durumları, üzerlerine atılı suçun niteliği, tutuklanmalarına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldıkları süreler ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 33 gün süreyle tutuklu kalan davacılar için öngörülen manevi tazminat miktarlarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
2- Davacılar tarafından ayrıca manevi tazminat talebine ilişkin açılmış başka bir tazminat davası bulunup bulunmadığının maliye hazinesinden sorulmaması,
3- Tazminat istemine dayanak olan Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/958 Esas – 2005/1067 Karar sayılı beraat hükmünün kesinleşme şerhli örneğinin davacılara tebliğ edilip edilmediği mahkemesinden sorulmak suretiyle, şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenerek, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Davacı …’ın avukatı … ile arasında vekil tayinine ilişkin dosyada herhangi bir vekaletnamesi bulunmadığının anlaşılması karşısında bu husustaki eksikliğin bozma kararına rağmen giderilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak, BOZULMASINA, 27.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.