Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/13490 E. 2015/16131 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13490
KARAR NO : 2015/16131
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/59524
Mahkemesi : Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 19/11/2013
Numarası : 2013/95 – 2013/119
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen “maliklere tebliğ” usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete’de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin yanı sıra tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 27/03/1990 tarih ve 711 sayılı kararı ile tescil edilip, aynı Kurul’un 16/06/2000 tarih ve 4666 sayılı kararı ile sınırları yeniden düzenlenen Olympos Antik Kenti 2. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan restoranı, 01/02/2010 tarihli kira sözleşmesi ile tanık A.. A..’tan kiraladığı, kira konusu restoranın eski olması nedeniyle yenisini yapmak isteyen sanığın başladığı inşai faaliyetin, 15/02/2010 tarihinde kolluk kuvvetlerince belirlendiği, sözü edilen eylemden dolayı 24/02/2010 tarihli iddianame ile sanık hakkında dava açıldığı, sanığın, 15/02/2010 tarihli tutanağın düzenlenmesinden sonra da aynı yerdeki inşai faaliyetini sürdürdüğü saptanarak, ören yeri görevlisi tarafından 12/03/2010 tarihli raporun tanzim edildiği, anılan rapora istinaden sanık hakkında inceleme konusu davanın açıldığı;
Kumluca Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/123 – 464 sayılı dosyasının dayanağını oluşturan 15/02/2010 tarihli tutanakta, sadece ahşap kolonların dikilmiş olduğunun, yirmi üç adet ahşap kolonun altına beton temel atıldığının, yanları ile üstünün açık olup inşaata devam edildiğinin belirtildiği, tutanak ekindeki fotoğraflardan da, tespit tarihi itibariyle inşaatın ne durumda olduğunun açıkça görüldüğü, buna karşılık, ören yeri görevlisi tarafından düzenlenen 12/03/2010 tarihli rapor ekindeki fotoğraflardan, inşai faaliyetin ilerletilerek tamamlanma aşamasına getirildiğinin gözlemlendiği, dolayısıyla sanığın, 24/02/2010 tarihli iddianame ile hakkında dava açılıp hukuki kesinti gerçekleştikten sonra da eylemine devam ettiğinin kabulü gerektiği;
Diğer yandan, dosya içerisinde mevcut ilan tutanağına göre, Olympos Antik Kenti 2. derece arkeolojik sit sınırlarının yeniden düzenlendiği 16/06/2000 tarih ve 4666 sayılı kurul kararının, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce mahallinde ilan edilmiş olduğu, bu nedenle bölgenin niteliğinin sanık tarafından bilinmesi gerektiği sonucuna varılacağından, sanığın üzerine atılı “sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma” suçunun tüm unsurları ile oluştuğu anlaşılmakla; suça konu taşınmazın hangi idari birime bağlı olduğu ve suç tarihi itibariyle o idari birim bünyesinde koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı araştırılarak, anılan büronun varlığı halinde 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi; yokluğu halinde ise aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, anılan kanun değişikliği hatalı yorumlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.