YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15158
KARAR NO : 2015/14384
KARAR TARİHİ : 02.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/166511
Mahkemesi : Van (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 25/02/2014
Numarası : 2014/12-2014/106
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 179/3-2 maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına ve 6 ay boyunca araç kullanmama denetimli serbestlik yükümlülüğüne tabi tutulmasına dair Van 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 12/06/2013 tarih, 2013/61-2013/292 sayılı kararının 05/07/2013 tarihinde kesinleştiği, Van Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından sanığın Mernis adresine 20/08/2013 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesi gereğince tebligat yapıldığı, sanığın, tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı gerekçesi ile infaz dosyasının kapatılarak mahkemeye iade edildiği, mahkemece, sanık adına ihtaratlı davetiye çıkartıldığı, duruşmaya gelmeyen sanığın yokluğunda hükmün açıklanarak 3 ay 10 günlük hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği anlaşılmakla,
CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yalnızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi” halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, hükmü açıklayan mahkemenin, hükmü açıklamakla yetinmesi gerekirken, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek tedbire çevrilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın cezanın miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 02/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.