Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/15501 E. 2015/8834 K. 25.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15501
KARAR NO : 2015/8834
KARAR TARİHİ : 25.05.2015

Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1-2-b, 62/1, 52/2-4, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yaşı küçük olan katılan mağdur …’a 5271 sayılı CMK’nın 234/2. maddesi uyarınca yargılama aşamasında zorunlu müdafi atanmamış olması nedeniyle Dairemizin 13.12.2013 tarih, 2013/4095 Esas – 2013/28979 Karar sayılı tevdi kararı üzerine katılan mağdur için görevlendirilen vekilin, katılan vekili olarak temyiz hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında, sanık müdafinin ad ve soyadının yazılmamış olması mahallinde giderilebilir yazım eksikliği, katılanların adının müşteki olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- …. Şube Müdürlüğünce düzenlenen 01.06.2009 tarihli raporda, olay nedeniyle katılanda meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının olay tarihinden 6 ay geçtikten sonra yapılacak muayene ile değerlendirilmesi gerektiği, duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesine neden olup olmadığının ise olay tarihinden 18 ay geçtikten sonra çocuk nöroloji ve ortopedi konsültasyon muayene ve raporları ile birlikte yapılacak muayene ile değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği dikkate alındığında, katılanın yaralanmasının niteliğinin tespitine ilişkin olarak adli tıp şube müdürlüğü ya da tam teşekküllü bir üniversite hastanesinden özellikle anılan raporda belirtilen hususlara ilişkin kati rapor alınması gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Dosya içerisindeki tek bilirkişi raporu olan ve hazırladığı rapor, mahkemece hükme esas alınan trafik polisi bilirkişi …’in hazır bulunduğu 12.03.2010 tarihli keşif sırasında kimlik tespiti yapılmış ise de; Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede, bilirkişinin … Adli Yargı Adalet Komisyonuna ait yeminli bilirkişi listesinde kayıtlı bulunmadığı dikkate alındığında, bilirkişiye yemininin yaptırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1- Her ne kadar sanık meydana gelen olayda tali kusurlu ise de, katılan …’ın olay nedeniyle vücudunda hayat fonksiyonlarını 3. derecede etkileyecek kırık oluşacak ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde nitelikli olarak yaralandığı ve meydana gelen zararın ağırlığı göz önünde bulundurulması suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi ve sanık hakkında alt sınırdan bir miktar ayrılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden alt sınırdan ceza tayini,
2- Katılanın vücudunda kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması nedeniyle sanık hakkında tayin olunan temel cezanın Türk Ceza Kanunun 89. maddesinin 2. fıkrasının (b) ve (e) bendleri gereğince yarı oranda bir kez arttırılması gerekirken, bir katı oranında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
3- Taksirle yaralama suçundan açılan ceza davasında sanık olarak bir kişi bulunmasına rağmen hüküm fıkrasında, ”sanıklar” ve ”sanıkların ayrı ayrı” ibarelerine yer verilmesi suretiyle duraksamaya neden olunması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.