Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/15927 E. 2015/10959 K. 16.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15927
KARAR NO : 2015/10959
KARAR TARİHİ : 16.06.2015

Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62/2. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 12.06.2007 tarihinde TCK’nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin hükmün, sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından CMK’nın 231. maddesinin değerlendirilmesi zorunluluğu gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak sanık hakkında TCK’nın 179/3-2, 62/2, CMK’nın 231. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara sanık müdafince “kararda paraya çevirme yönünden sanığın kazanılmış hakkına uyulmadığı gerekçesiyle” yapılan itirazın Mercii tarafından reddedilerek kararın 24.05.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın deneme süresi içinde 12.09.2013’te aynı suçu tekrar işlemesi sebebiyle TCK’nın 179/3-2, 62, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyetine hükmedilmesine müteakiben yapılan ihbar üzerine, mahkemenin duruşma açarak ertelenmesi geri bırakılan hükmü açıkladığı anlaşılmakla;
CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 gün ve 2009/4-169 esas, 2009/223 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran, uyuşmazlığı çözen ve CMK’nın 223. maddesinde sayılan bir “hüküm” olmayıp, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un sadece hükümlere ilişkin olarak temyiz kanun yoluna başvurulduğunda uygulanma olanağı bulunan 326. maddesinin son fıkrasının davaya konu durumda uygulanma olanağı bulunmadığı nazara alındığında, mahkemenin açıklanması geri bırakılan hükmü açıklamaktan ibaret uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağından, sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı kısa süreli hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53/1. maddesinde yer alan belirli hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 2.paragrafından sonra gelmek üzere “Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d), (e) bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki 53/1-c bendindeki haklardan ise, kendi alt soyu bakımından koşullu salıverilmeye, alt soyu dışındakiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.