YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16388
KARAR NO : 2015/13075
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/222927
Mahkemesi : Akhisar (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi : 06/03/2014
Numarası : 2014/1 – 2014/295
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan, mahalli Cumhuriyet savcısının ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ve sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükmolunan adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında yasal dayanak olan 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi,
2-TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi, maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olması, TCK’nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlenmesi karşısında, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında TCK’nın 50/6. maddesine yer verilmesi,
3-Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunduğundan sanık hakkında CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmadığının belirtilmesine karşın gerekçeli kararda koşulların oluşması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği belirtilmesi suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 3. bendine “TCK’nın 50/1. maddesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “TCK’nın 52/2. maddesi” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 5. bendinin hükümden çıkarılmasına, hükmün gerekçe kısmında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin değerlendirilmesi başlıklı kısmın gerekçeden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.