Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/18746 E. 2015/9200 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18746
KARAR NO : 2015/9200
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen “maliklere tebliğ” usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete’de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, … Koruma Kurulu’nun 16/06/2000 tarih ve 4666 sayılı kararı ile tescilli … Antik Kenti 2. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan iş yerine, çamaşırhane olarak kullanılmak üzere sac panel monte ettirdiğinin iddia olunduğu, soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, suça konu imalatın kendisi tarafından yaptırıldığını beyan eden sanığın, kovuşturma aşamasındaki savunmasında, işletmeyi 2010 yılında babasına devrettiğini, sac panelleri de babasının yaptırdığını söylediği anlaşılmakla; üzerine sac panel monte edilen taşınmaza ait tapu kaydı getirtilerek malikinin ve kaydın beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığının belirlenmesi, Dairemizce aynı yere ilişkin olarak incelenen dosyalardan, bölge tesciline dair 16/06/2000 tarih ve 4666 sayılı kurul kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edildiği bilindiğinden, bahse konu ilan tutanağının dosya içerisine konulması, sanığın babası…’ın tanık sıfatıyla ifadesine başvurularak, suça konu imalatı kimin yaptırdığının, bu kapsamda sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasının maddi gerçeğe uygun olup olmadığının sorulması, olay yerinde keşif yapılarak, yargılamaya konu eylemin tespit edilmesi, halen mahallinde mevcut olup olmadığının, mevcut ise basit ya da esaslı nitelik taşıyıp taşımadığının belirlenmesi, daha sonra tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek, atılı suçun sabit olduğu sonucuna varılması halinde, suça konu taşınmazın hangi idari birimin yetki alanı içerisinde kaldığı ve o idari birimde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı araştırılıp, elde edilecek neticeye göre, karar tarihinde yürürlükte olan 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1 veya 65/4 maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve kanun değişikliğinin hatalı yorumlanması ile sanığın beraatine dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.