Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/18752 E. 2015/9295 K. 29.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18752
KARAR NO : 2015/9295
KARAR TARİHİ : 29.05.2015

Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’ nın 89/1, 89/2-b-e, 31/3, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
06.11.1994 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 25.09.2013 tarihli celse itibariyle 18 yaşını doldurmuş olmasına rağmen duruşma kapalı yapılmış ise de bu celseye suça sürüklenen çocuğun katılmadığı gibi müdafiinin de mazeretsiz olarak katılmadığı, yalnızca katılan ile vekilinin katıldığı, katılan vekiline bilirkişi raporunu inceleyip beyanda bulunmak amacıyla süre verildikten sonraki süreci ve hüküm duruşması olan 23.10.2013 tarihli celse açık şekilde yapılıp, suça sürüklenen çocuk müdafiine savunma için söz hakkı verilerek, savunma hakkının önündeki engeller kaldırılıp, önceki kapalılıktan kaynaklanan aleniyet ihlali telafi edildiğinden tebliğnamedeki (3) numaralı bozma görüşü ile TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmamasının, mahkemenin takdirinde olması karşısında, (7) nolu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 22/05/2013 tarihli keşif tutanağının ilk sayfasının hakim ve zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle, CMK’nın 219/1. maddesine aykırı davranılması,
2) 22/05/2013 tarihinde yapılan keşif sırasında hazır bulunan olayın görgü tanıkları … ve …’in yeminleri yaptırılmadan dinlenilmesi suretiyle, CMK’nın 54-55. maddelerine aykırı davranılması,
3) .. Kurumu … Şube Müdürlüğünün 30/09/2011 tarihli raporunda, katılan …’ın sol dış kulak yolunda aktif olmayan kanama ve sol dış kulak girişi inferiorda abrazyon şüphesi olduğunun belirtildiği, katılan vekilinin temyiz dilekçesine ekli…. Araştırma Hastanesinin 12/07/2011 tarihli raporunda sol kulakta total işitme kaybı olduğunun bildirilmesi karşısında, katılan …’ın sol kulağında işitme kaybı olup olmadığı ve var ise bunun duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflaması ya da işlevinin yitirilmesi niteliğinde bulunup bulunmadığı konusunda en yakın …. Kurumundan rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise,
4) Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu, katılan …’ın hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında, taksirinin yoğunluğu gözetilip, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi,
5) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
6) Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
7) Sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının taksitlendirilmesinde taksit aralığının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/4. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi