YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18979
KARAR NO : 2015/12588
KARAR TARİHİ : 07.09.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
2-Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında verilen beraat hükmünün kesinleşmesinden sonra, davacının tutuklu kaldığı dönem itibariyle uğradığı iddia olunan gelir kaybına ilişkin olarak bağlı bulunduğu idari kuruma yapılacak başvuru yoluyla veya yetkili ve görevli yargı yerlerine konu ile ilgili yasal düzenlemelere uyulmadığı gerekçesi ile başvurulması halinde, iddia olunan ve ispatlanan maddi zararın hüküm altına alınabileceğinin anlaşılması karşısında, davacı tarafından maddi tazminat talebine konu edilen kaybın bağlı bulunduğu (çalıştığı ) kurum tarafından giderilip giderilmediği veya yargı mercileri önünde dava konusu edilip edilmediği araştırılmadan, eksik kovuşturma ile davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun dairemizce de benimsenen 20.09.2005 gün, 2005/1-88 esas ve 2005/98 sayılı kararında belirtildiği üzere; davayı vekil ile takip eden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/4. maddesi ve tarifenin üçüncü kısmı gereğince, ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında faiz talebinde bulunulmamasına rağmen, hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar için tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
5-Yapılan temyiz incelemeleri sırasında, aynı konu ve tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla dava açıldığının tespit edilmesi nedeniyle, hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacı lehine aynı konu ve tutuklama nedenine dayalı açılmış başka dava bulunup bulunmadığının, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden sorgulanıp, ilgili maliye hazinesinden sorularak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
İsabetsiz olup, davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.