YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20872
KARAR NO : 2015/11224
KARAR TARİHİ : 18.06.2015
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : … hakkında; TCK’nın 89/1, 2-a-b, maddeleri gereğince mahkumiyet
… hakkında; TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan katılan sanığın, taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ve katılan sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gece vakti, aydınlatması bulunan, meskun mahaldeki iki yönlü, 7,29 m genişliğindeki yolda sanık sevk ve idaresindeki otomobil ile yolun ortasını takiben seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, karşı yönde gelen 141 promil alkollü katılan sanık idaresindeki motosikleti gördüğünde kendi seyir şeridine yöneldiği sırada, karşı yönden gelen katılan sanığın yönetimindeki motosiklet ile otomobili farkettiği anda tedbir alma adına sağa doğru yöneleceği yerde ters manevra ile sola yönelmesi akabinde kendi şeridine yönelen otomobil ile kendi istikametine göre yolun sol şeridinde orta eksen çizgisine yakın yerde çarpıştıkları olayda, sanığın eş değer oranda kusurlu olduğunun kabul edildiği, tanık… motosikletinin farlarının yanıp yanmadığına ilişkin beyanının sonuca etkili olmadığı, şöyle ki aydınlatmanın bulunduğu mahalde sanığın otomobiline ait çarpma öncesi 15,70 m uzunluğunda fren izi tespit edildiği, farlarının yanıp yanmamasının kusur durumuna bu tespitlere göre etkisi olmadığından yeniden rapor alınması gerektiği yönünde bozma öneren (2) nolu görüşe ve sanığın katılanın zararını gidermediği ve gidermeye yönelik beyanı bulunmadığından mahkemece zarar giderilmediği gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermesinde isabetsizlik bulunmadığından bu yönde bozma öneren (3) nolu görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, kusuru bulunmadığına, cezanın miktarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, katılan sanık müdafiinin ise, kusur durumuna, katılan sanığa ceza verilemeyeceğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine ancak,
1- Katılanın olay nedeniyle kemik kırığı, duyu ve organlarının işlevinde sürekli zayıflama olacak şekilde yaralanması ile birlikte hayati tehlike geçirdiği gözetilmeden TCK’nın 89/2-e maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,
2. 5320 sayılı Kanunun 5560 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinin “Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır” yönündeki açık hükmü karşısında katılan ve sanık vekilinin CMK’nın 234. maddesi uyarınca baro tarafından atanmış olması nedeniyle, bu miktarın sanıktan yargılama gideri olarak tahsilinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 2. fıkrasının 2. bendindeki “89/2-a-b” ibaresinden sonra gelmek üzere “-e” ibaresi ile yargılama giderlerine ilişkin bentten sonra gelmek üzere “Sanık… 582,00 TL zorunlu vekil ücretinin yargılama gideri olarak tahsili ile hazineye irat kaydına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.