YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21101
KARAR NO : 2015/11791
KARAR TARİHİ : 24.06.2015
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Havanın yeni karardığı vakitte, katılan, idaresindeki motosiklet ile, meskun mahalde, orta refüj ile bölünmüş, tek yönlü 7,20 metre genişliğindeki düz ve aydınlatmasız caddede alkollü halde seyir halindeyken, ileride, arka trafiği yeterince kontrol etmeden yola çıkış yapmak üzere yolun sağında park halindeki aracını hareket ettirerek sola yönelen sanığın idaresindeki otomobilin sol ön yan kısmına çarpıp yaklaşık 12 metre ileriye savrularak hayati tehlike geçirecek, 4. derece kemik kırığı oluşacak ve yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olaydan hemen sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ve kovuşturma evresinde tarafların katılımı ile yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda park halindeki aracıyla kontrolsüz şekilde yola çıkan sanığın tam kusurlu olduğu sonucuna varıldığı; sanığın ve aynı araçta bulunan annesi ve kardeşinin ilk ifadelerinde katılanın idaresindeki motosikletin farıyla ilgili herhangi bir beyanda bulunmadıkları, kovuşturma evresinde tanık olarak dinlenen sanığın annesinin motosikletinin farının yanmadığı yönündeki beyanı ve yine sanık tarafından kovuşturma evresinde hazır edilen akrabası … görgüye dayalı olmayan benzer şekildeki ifadeleri doğrultusunda … İhtisas Dairesince motosikletin farının olay anındaki konumuna göre kusur durumu terditli olarak belirtilmiş ise de, soruşturma evresinde dile getirilmeyip kovuşturma evresinde sanık ve yakınları tarafından ileri sürülerek suçtan kurtarmaya yönelik beyanlara itibar edilemeyeceği ayrıca katılanın alkollü oluşunun sanığın olay anındaki kusur durumunu ortadan kaldırmayacağı, bu haliyle asli kusurlu olduğu gözetilerek, sanığın mahkumiyeti yerine yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi,Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.