Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/21124 E. 2015/11046 K. 17.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21124
KARAR NO : 2015/11046
KARAR TARİHİ : 17.06.2015

Mahkemesi : Çocuk Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 31/3, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun gündüz vakti, idaresindeki minibüs ile, meskun mahalde, çift yönlü, 7 metre genişliğindeki düz sokakta seyir halindeyken, olaya konu dört yönlü kontrolsüz kavşak mahallinden geçtiği sırada, aynı kavşağa seyir yönüne göre sol taraftaki sokaktan giriş yapan katılanın idaresindeki motosiklet ile kavşak alanında çarpışması şeklinde gerçekleşen olayla ilgili düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında, suça sürüklenen çocuğun idaresindeki aracının sağ ön kısmı ile katılanın idaresindeki motosikletin sağ yan kısmının hasar gördüğü ve katılanın aşamalarda sanığın aracının sadmesine maruz kaldığını beyan ettiği, dosya içinde bulunan kavşak mahallinin keşif esnasında çekilen fotoğraflarının da yapılan incelemesinde, görüş açısı dar olan kavşak mahalline daha temkinli yaklaşması gereken sanığın geçiş önceliğine riayet etmeden kavşağa giriş yapan katılanın idaresindeki motosiklete çarparak tali kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma öneren (1) no.lu görüşe; TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden 5237 sayılı TCK’da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış taktiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus “gibi” şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK’nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca takdiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili taktirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili taktirin uygulanan diğer müesseseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu ya da dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. Mahkemece, olayda takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı kabul edilerek suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş olup, bu takdirde dosya kapsamına bir uyumsuzluk veya açık bir hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma öneren (3) nolu görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin kusura ve eksik incelemeye ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen 2 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi ve tayin edilen kısa süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında TCK’nın 50/1-a maddesinin ve tayin olunan adli para cezasının taksitlendirilmesinde taksit aralığının gösterilmemesi,
3-Talebi doğrultusunda 26.11.2013 tarihli duruşmada hakkında katılma kararı verilen … gerekçeli karar başlığında “katılan” yerine “müşteki” olarak gösterilmesi,
İsabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hüküm fıkrasının temel cezanın belirlenmesine ilişkin ilk bendindeki ”suça sürüklenen çocuğun amacı da” ibarelerinin çıkartılması; hüküm fıkrasının 4. bendindeki “hürriyeti bağlayıcı ceza” ibaresi çıkartılarak yerine “hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 60 tam gün olarak belirlenmesine;” ibarelerin getirilmesi; taksitlendirmeye ilişkin bir sonraki bentteki “5 eşit taksitte” ibaresinden önce gelmek üzere “birer ay ara ile” ibarelerinin getirilmesi ve gerekçeli karar başlığındaki “müşteki” ibaresinin “katılan” olarak değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.