YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21431
KARAR NO : 2015/12532
KARAR TARİHİ : 03.09.2015
Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle yaralama
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Katılanlar vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılanlar vekilinin yokluğunda verilip, 13.03.2014 tarihinde tebliğ edilen hükmü 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 21/03/2014 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; aynı Kanunun 317. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE,
II-Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Sanığın saat 23:10 sıralarında idaresindeki araç ile tek yönlü, üç şeritli, meskun mahal yolda, sol şeritten seyretmekte iken direksiyon hakimiyetini kaybederek sol taraftan yol dışı kalıp orta ayırıcı üzerindeki ağaca çarpması sonucu, aracın sağ ön koltuğunda sıkışan katılan …’ın yaşamsal tehlike geçirip, hayat fonksiyonlarını 6. derecede etkileyen kemik kırıkları ve yüzde sabit iz oluşacak, (organik beyin sendromu nedeniyle) iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olacak şekilde, sanıktan şikayetçi olmayan mağdur …’un ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralanmalarına neden olduğu olayda, sanığın tüm ifadelerinde, aracın sağ ön koltuğunda oturan katılan …’ın, ikazlarına rağmen kornaya basmak amacıyla direksiyona müdahale ettiğini, bundan sonra direksiyon hakimiyetini kaybettiğini savunmasına, mağdur …’un savunmayı teyit eden tanıklığına ve… İhtisas Dairesince tanzim edilen raporda savunmanın kabul edildiği halde sanığın tali kusurlu olduğunun mütalaa edilmiş bulunmasına binaen savunma ve savunmayı teyit eden tanık ifadesi ile şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak sanığın tali kusurlu olduğunun kabulü gerektiği gözetilmeyerek sanığın tam kusurlu olduğunun kabulü isabetsiz ise de, katılanın aracın direksiyonuna müdahalesi öncesi 1994 model aracını aşırı hızlı sevk ve idare ettiği, müdahaleye rağmen hızı sebebiyle aracını yol üzerinde tutmak hususunda yetersiz kaldığı anlaşılan sanığın eylemi sonucu katılanın çok ağır şekilde yaralandığı da nazara alınarak, sanık hakkında 1 yıl temel ceza tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden kusur oranına ilişkin kabul bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ceza miktarına ve sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 03/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.