Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/21845 E. 2015/13124 K. 10.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21845
KARAR NO : 2015/13124
KARAR TARİHİ : 10.09.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/207524
Mahkemesi : Alaşehir(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi : 08/04/2014
Numarası : 2014/7 – 2014/416
Suç : Taksirle yaralama

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, idaresindeki otomobil ile olaydan 2,5 saat sonra yapılan ölçüme göre 120 promil alkollü halde meskun mahalde, bölünmüş, aydınlatmanın olduğu, kuru, düz, eğimsiz yolda ters yönde seyri sırasında, orta refüjden karşıya geçmek üzere yola giren katılana banket üzerinde çarpması neticesi, katılanın vücudunda hayati fonksiyonlarını ağır 5. derecede etkileyecek kemik kırığı meydana şekilde yaralandığı olayda;
Tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu katılanın ağır şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, TCK’nın 89/1. maddesi gereğince, 3 ay ile 1 yıl arasında hapis veya 90 gün ile 365 gün arasında adli para cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, üst hadden belirlenen temel hapis cezasının, TCK’’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, adalet ve hakkaniyete uygun olduğu ve mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki, ölçülülük ilkesine aykırı olarak sanığa fazla ceza tayin edildiği düşüncesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1. bendindeki “sanığın güttüğü amaç ve saik” ifadesinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.