Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/22594 E. 2015/15300 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22594
KARAR NO : 2015/15300
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

Tebliğname No : 4 – 2014/6810
Mahkemesi : Çeşme Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 14/06/2012
Numarası : 2011/402 – 2012/475
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olmak

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine, imar kirliliğine neden olmak suçundan sanık hakkında açılan kamu davasının ise düşmesine ilişkin hükümler, katılan ve şikayetçi vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında verilen beraat kararına yönelik şikayetçi Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Şikayetçi vekilinin yokluğunda verilen hükmün, usulüne uygun olarak 03/12/2013 tarihinde tebliğ edildiği, hükmün CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 30/12/2013 tarihinde temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme aykırı olarak REDDİNE,
2-İmar kirliliğine neden olmak suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine ilişkin karara yönelik katılan Çeşme Belediyesi Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İzmir ili, … ilçesi, ….. köyü, 6533 ada, 11 sayılı parselde yer alan ve tapuda sanık adına kayıtlı olan araziye, sanık tarafından ruhsata dayalı inşaata başlandığı, 05.07.2010 tarihinde Çeşme Belediyesi görevlilerince yapılan denetimde, ruhsata aykırı olarak binanın genişliğinin değiştirildiğinin ve ruhsatta olmamasına rağmen havuz inşaatına da başlandığının tespit edildiği, her ne kadar bu tespitler üzerine sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak suçundan dava açılmış ise de, Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 22.12.2011 tarihli yazısında davaya konu tüm aykırılıklarının mal sahibi tarafından giderildiğinin belirtildiği, olay yerinde yapılan keşfe iştirak eden mimar bilirkişisinden alınan 26.12.2011 tarihli raporda da, sanık tarafından aykırılıkların giderildiği ve binanın ruhsata uygun hale getirildiğinin tespit edildiği, tüm bu nedenlerle sanık hakkında açılan davanın, TCK’nın 184/5. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında açılan kamu davasının, TCK’nın 184/5. maddesi uyarınca aykırı uygulamaların ruhsata uygun hale getirilmesi gerekçe gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekilinin, tarafları yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.