Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/23023 E. 2015/8814 K. 25.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23023
KARAR NO : 2015/8814
KARAR TARİHİ : 25.05.2015

Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 3.945,48 TL maddi, 6.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 144. maddesinin (1). fıkrasının (a) bendinde tazminat isteyemeyecek kişiler arasında ”gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülüğünden indirilenler” şeklindeki düzenlemenin, 30/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 18. maddesi hükmü ile yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı (sanık) hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hapis cezasının TCK’nın 63. maddesi gereğince mahsubuna karar verilmiş olmasının davacı lehine hak ve nasafet ilkelerine uygun bir tazminata hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceği ve bu kapsamda davacı lehine makul oranda hükmolunan maddi ve manevi tazminatın tayin ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması karşısında, ceza dava dosyasında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hapis cezasının kesinleşmesi halinde yasal düzenlemeye aykırı olacak şekilde mahsup işlemi yapılmaması hususunda ilgili mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
İsabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 6. fıkrasının hükümden tamamen çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.