YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4954
KARAR NO : 2014/19039
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 1.611 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacı vekilinin 14.11.2007 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2001/1104 Esas – 2004/222 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) karşılıksız çek keşide etmek suçundan, tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, tazminat davasının 14.11.2007 tarihinde işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun gereğince öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin, eksik incelemeye ilişkin diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
Mahkemenin 25.11.2008 tarihli 2007/361 Esas – 2008/396 Karar sayılı ilk hükmü ile birlikte, davacı lehine dava tarihinden itibaren olmak üzere 2.500 TL manevi tazminata hükmedildiği, hükmün yalnızca davalı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 05.04.2011 tarih, 2010/34323 Esas – 2011/3688 Karar sayılı ilamı ile davacının fiilen tutuklu kaldığı sürenin araştırılması gerektiği gerekçesiyle davalı taraf lehine bozulması nedeniyle, bozulan kararda yazıldığı miktarda davacı yararına 2.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmü temyiz eden davalının aleyhine olacak şekilde, manevi tazminatın 5.000 TL’ye yükseltilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 2. fıkrasındaki manevi tazminat miktarının 2.500 TL’ye indirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.