Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/9463 E. 2015/9234 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9463
KARAR NO : 2015/9234
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat

Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar …, … ve …’in beraatine ilişkin hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
69 yaşında olan …’nun olay tarihinden önce 24.06.2010 tarihinde nefes darlığı şikayeti ile…Hastanesine başvurduğu, burada kendisine ASTIM ATAĞI teşhisi konulduğu, gerekli tedavisi yapılarak taburcu edildiği, 16.07.2010 tarihinde her iki omuz ve dizde ağrı şikayeti ile aynı hastanenin ortopedi kliniğine başvurduğu, burada da ROTATOR KUF SENDROMU teşhisi konulduğu, 04.09.2010 tarihinde sağ yan ağrısı şikayeti ile yapılan başvuruda RENAL KOLİK teşhisi konulup taburcu edildiği, en son 14.09.2010 tarihinde saat 05:50 sıralarında 1 aydır devam eden belinin sol tarafındaki ağrı, kusma, ve karın ağrısı şikayeti ile pratisyen hekim olan Dr. …”in sorumlu olduğu Acil Servise başvurduğu, üroloji uzmanı olan Dr. … tarafından yapılan muayenede, idrar yolunda taş olduğunun tespit edildiği, Dr. … tarafından ağrı kesici olarak önerilen Dicloron ampulun hemşire olan sanık … tarafından acil serviste uygulandığı, enjeksiyon sonrası hastada ani gelişen solunum güçlüğü, taşikardi ve soğuk terleme nedeniyle anestezi uzmanı Dr. … tarafından yapılan ilk müdahaleden sonra yoğun bakıma yatışının yapıldığı, burada anaflaktik şok tanısı konulduğu, kardiyoloji ve göğüs hastalıkları konsültasyonu önerilerine uyması anlatılarak 15.09.2010 tarihinde şifa ile taburcu edildiği, 16.09.2010 tarihinde nefes darlığı ve yüksek ateş şikayeti ile 112 ambulansı ile aynı hastanenin… Servisine başvurduğu (112 ambulansı ile) FM de astım öyküsü ve ani gelişen solunum sıkıntısının olduğu. 40 derece ateş, taşikardi (sinüs) ve ronküsleri olduğu, kardiyoloji uzmanı Dr…. tarafından değerlendirildiği. Kronik Akciğer Hastalığı, Bakteriyel Pnömoni tanıları ile bronkodilatatör tedavisi verilerek … Hastanesine hastane ambulansı ile sevk edildiği, tedavisi yoğun bakım servisinde devam edilen hastanın 21.09.2010 tarihinde öldüğü olayda, … Kurumunun 19.10.2011 tarihli raporunun sonuç bölümünde “KOAH hastası olan ve 14/09/2010 tarihinde sol yan ağrısı şikâyeti ile başvurduğu özel hastanede non steroid antienflamatuar enjeksiyon yapıldığı bir süre sonra solunum sıkıntısı ve anflaktik reaksiyon gelişerek yoğun bakım tedavisine alındığı tedavi sonrası 15/09/2010 tarihinde taburcu edildiği 15/09/2010 tarihini 16/09/2010 tarihine bağlayan gece yarısı solunum sıkıntısı gelişerek götürüldüğü hastaneden göğüs hastalıkları olan bir başka özel hastaneye sevk edildiği erişkin yoğun bakım servisine yatırılarak tedavisine başlandığı tedavisi devam ederken 21.09.2010 tarihinde öldüğü bildirilen 69 yaşında … hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan: verilerin değerlendirilmesinde:
1-Zamanında otopsi yapılarak iç organ değişimleri araştırılmamış olmakla birlikte tıbbi belgelerde kayıtlı klinik ve laboratuar verilerine göre alerjik bünyesi olan ve kendisinde KOAH ve böbrek taşı olan kişinin ölümünün nonsteroid antienflamatuar verilmesine bağlı KOAH alevlenmesi ve sonrası gelişen komplikasyonlar (sepsis) sonucu meydana gelmiş olduğu,
2-Ağrı yakınması ile başvurması üzerine ağrı kesici olarak seçilen Nonsteroid antienflamatuar sınıfı ilaçları mevcut astım hastalığını tetikleyebileceği tıbben bilinmekle, ağrı kesici olarak seçilmiş olmasının uygun olmadığı oy birliğiyle mütalaa olunur.” şeklindeki belirleme ile Yüksek Sağlık Şurası’nın 12.04.2013 tarihli raporunda “16.09.2010 tarihinde nefes darlığı ve yüksek ateş şikayeti ile aynı hastanenin aciline başvuran hastanın KOAH ve bakteriyel Pnömoni tanısı ile ilgili uzmanları olmadığından sevk edildiği hastanede yapılan tüm tedavilere rağmen kronik akciğer hastalığı zemininde gelişen akciğer enfeksiyonu nedeniyle öldüğünün anlaşıldığı, dolayısı ile ölümün 14.09.2010 tarihinde yapılan ilaca bağlı gelişmediği, ölüm olayı ile yapılan olay arasında illiyet bağı olmadığı, sanık olan doktorların kusurunun bulunmadığı şeklinde karar verildiği, bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakta ise de, maktule uyguladığı tedavi yönteminin hatalı olduğu belirtilen üroloji doktoru sanık …’ın vefat ettiği, pratisyen hekim olan sanık doktor … ile anestezi uzmanı doktor …’ün tedaviye yönelik kusurlu eylemlerinin bulunmadığı, hemşire olan sanık …’in ise sanık …tarafından verilen talimat uyarınca işlem yaptığı dolayısıyla sanık … dışındaki sanıklara kusur atfedilemeyeceği dolayısıyla raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönündeki bir incelemenin sanık … dışındaki sanıkların hukuki durumunu etkilemeyeceği, bu sanığın da ölmesi nedeniyle hakkında yargılama yapılamayacağı anlaşılmakla, katılan vekilinin sanıkların kusurlu olduğuna ve cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanıklar hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. bendine ayrı ayrı beraatlerine” ibaresinden önce gelmek üzere “CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca” ibaresinin yazılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık …’ın beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince :
UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğinden sanığın hükümden sonra 23/04/2015 tarihinde öldüğü anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.