Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/10963 E. 2017/1553 K. 01.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10963
KARAR NO : 2017/1553
KARAR TARİHİ : 01.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal
Hükümler : 1- Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle
haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan: TCK’nın 132/1-1, 132/1-2, 62/1, 51/1-3, 53/1-a-b-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet

2- Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerinin ifşa edilmesi suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan: TCK’nın 132/2, 62/1, 51/1-3, 53/1-a-b-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; sanık … ile sanığın resmi nikahlı eşi olan mağdur …’ın eski eşi olan mağdur … arasında gerçekleşen ve mağdur …’ın evinde kurulu telefon aranarak yapılan görüşmenin, mağdurların birlikte yaşamaya devam ettiğinin ispatı olarak sanık tarafından gizlice kaydedildiği; ayrıca, sanığın, polis memuru olan eşinin evli olmasına rağmen başka kadınlarla gayrimeşru ilişki kurup, güven sarsısıcı davranışlarda bulunması nedeniyle hakkında disiplin soruşturması başlatılması için Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne dilekçeler verip, dilekçelerindeki açıklamalarının delili olarak resmi nikahlı eşi ile … takma adını kullanan bir kadının internet üzerinden gerçekleştirdikleri sohbete ilişkin “Canım”, “Aşkım” hitapları ile başlayan ve şahsi dizüstü bilgisayarında kayıtlı bulunan yazışmaları Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne sunduğu ve Kayseri Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu Başkanlığının 23.07.2013 tarihli kararı ile mağdur … hakkında hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunduğunun kabulüyle 60 gün içerisinde idari yargıya başvuru yolu açık olmak üzere disiplin cezası verildiği olayda,
Sanığın, mağdur … ile yaptığı telefon görüşmesinin tarafı olması nedeniyle TCK’nın 132/1. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun, kayda alınan kısa süreli görüşme sırasında, mağdur …’nun özel yaşam alanına dahil ve onun özel hayatının gizliliğini ihlal edecek bir husus konuşulmadığından TCK’nın 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği,
Ayrıca, resmi nikahlı eşi olan mağdur … ile … takma adını kullanan kadın arasındaki yazışmaları, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, kendisine ve aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırı altında ve başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken, kaybolma olasılığı bulunan delilin muhafazasını sağlayıp, polis memuru olan eşi ile ilgili disiplin soruşturması başlatılması için Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne sunarak, hem eşine iftira atmadığını hem de dilekçelerindeki açıklamalarını delillendirme amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmamasından dolayı TCK’nın 132/2. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının da oluşmadığı,
Açıklanan nedenlerle sanığa yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu nazara alınarak sanık hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, iddianamedeki açıklanan eylemlere göre, sanık …’nin, mağdurlar … ve … arasında geçen haberleşme içeriklerini kaydedip, ifşa ettiğine dair açılmış bir dava da bulunmadığı gözetilmeksizin, CMK’nın 225/1. maddesindeki, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” düzenlemesine aykırı şekilde iddianame dışına çıkılarak, sanığın, mağdurlar … ve … arasında geçen haberleşme içeriklerini kaydedip, ifşa ettiğine dair yasal ve yeterli olmayan yazılı gerekçelerle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
Uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluklarına, aynı Kanun’un 53/3. maddesi de nazara alınarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı uyarınca TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.