Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/10990 E. 2015/16290 K. 23.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10990
KARAR NO : 2015/16290
KARAR TARİHİ : 23.10.2015

Tebliğname no : 12 – 2014/330408
Mahkemesi : Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 19/06/2014
Numarası : 2013/647 – 2014/457
Suç : Taksirle Öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin cezanın haksız ve fahiş olduğuna, katılanlar vekilinin ise hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında 28.12.2010 tarihinde kurulan mahkumiyet hükmünün temyizi üzerine 12. Ceza Dairesince 11.09.2013 günlü, 2012/33190 E, 2013/19684 K sayılı bozma ilamının sanığın aleyhine olduğu gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılamada sanığın savunması alınmadan yeniden hüküm kurularak 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 326/2. maddesine muhalefet edilmesi,
2-TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK’nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.