Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/11305 E. 2015/13501 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11305
KARAR NO : 2015/13501
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

Tebliğname No : 4 – 2015/84561
Mahkemesi : Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 05/02/2015
Numarası : 2014/307-2015/79
Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık …., facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde, mağdur Handan adına oluşturduğu sahte hesapta; mağdurun adı, soyadı, poz vermiş şekilde çektirdiği resimleri, yerleşim yeri adresi gibi kişisel verilerini onun bilgisi dışında yayımlamak, mağdur Handan’a yönelik, “Evin yol geçen hanı olmasını istemiyorsan, söyle babana benim eşyalarımı yollasın.” şeklinde, mağdura vereceği zararın ne olduğu ve nasıl bir ağırlıkta olacağını açık ve net olarak bildirmeksizin, genel anlamda ona kötülük yapıp zarar vereceği düşüncesini uyandıracak ibarelerle mağdurun üzerinde objektif olarak ciddi bir korku yaratmaya elverişli nitelikte paylaşımda bulunmak suretiyle TCK’nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve aynı Kanun’un 106/1-2. maddesinde düzenlenen tehdit suçlarını işlediğinin kabulünde, hukuki nitelendirmede ve temel cezaların asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, geçmiş hükümlülüklerden en ağırı olan “İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2008 tarihli, 2006/436 esas, 2008/98 sayılı kararındaki resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı 3 yıl hapis cezasını içerir mahkumiyet hükmü”nün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, “İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2009 tarihli, 2009/475 esas, 2009/727 sayılı kararındaki şantaj suçundan dolayı 1 yıl 15 gün hapis cezasını içerir mahkumiyet hükmü”nün tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; 2 ve 3 numaralı hükümlerin TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin 3. paragraflarının hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerlerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun’un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun’un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK’nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” ibaresinin eklenmesi, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin 2 numaralı hükmün 6 ve 7 ile 3 numaralı hükmün 4 ve 5. paragraflarının, “Sanığın İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2008 tarihli, 2006/436 esas, 2008/98 sayılı kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı 3 yıl hapis cezasını içerir mahkumiyet hükmünün 11.11.2008 tarihinde kesinleşip, 03.10.2011 tarihinde infaz edildiği ve TCK’nın 58. maddesinde öngörülen tekerrür koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına,” şeklinde düzeltilmesi, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi nazara alınarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, “İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2009 tarihli, 2009/475 esas, 2009/727 sayılı kararındaki şantaj suçundan dolayı 1 yıl 15 gün hapis cezasını içerir mahkumiyet hükmü”nden dolayı koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağının hükümlerin infazı sırasında gözetilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İddianamede gösterilen, sınırları çizilen ve kamu davasına konu edilen eylemin aynı zamanda hükmün de konusunu oluşturacağı, sanığın, mağdur Handan adına oluşturduğu sahte facebook hesabı üzerinden onu tehdit ettiği ve sinkaflı sözlerle hakaret ettiği iddia edilmiş olup, iddianamedeki açıklanan eylemlere göre, TCK’nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, CMK’nın 225/1. maddesindeki, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” düzenlemesine aykırı şekilde, hakaret suçundan açılan dava ile ilgili bir değerlendirme yapılmadan iddianame dışına çıkılarak,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, geçmiş hükümlülüklerden en ağırı olan “İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2008 tarihli, 2006/436 esas, 2008/98 sayılı kararındaki resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı 3 yıl hapis cezasını içerir mahkumiyet hükmü”nün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, “İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2009 tarihli, 2009/475 esas, 2009/727 sayılı kararındaki şantaj suçundan dolayı 1 yıl 15 gün hapis cezasını içerir mahkumiyet hükmü”nün tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.