Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/1152 E. 2015/12698 K. 07.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1152
KARAR NO : 2015/12698
KARAR TARİHİ : 07.09.2015

Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tazminat davasının dayanağı olan… Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2013 tarih, 2007/296 Esas – 2013/163 Karar sayılı beraat hükmünün davacı (sanık) müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle incelenmek üzere Yargıtay’a gönderildiği, temyiz incelemesi sırasında dairemizce Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede dosyanın halen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/256875 sayılı evrakında kayıtlı bulunduğunun anlaşılması karşısında bu haliyle beraat kararı kesinleşmeden tazminat davası açıldığı ve dava şartı olan kararın kesinleşmesi şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Tutuklandığı tarihte bisiklet tamir dükkanı bulunan davacının tutuklandığı 2007 yılı gelir vergisi beyannamesinin incelenerek, asgari ücretin altında kalsa dahi davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin gerçek maddi zararının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması,
3- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacının tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.