Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/1170 E. 2015/13385 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1170
KARAR NO : 2015/13385
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Tebliğname No : 7 – 2013/326090
Mahkemesi : Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 17/05/2013
Numarası : 2011/334 – 2013/192

Davacı vekilinin 04.07.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2010/87 Esas – 2011/339 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 28.06.2011 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 04.07.2011 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, davacı vekili 10.10.2011 havale tarihli dilekçesinde aynı konuda davacı vekili Avukat …tarafından açılan ve Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmekte olan 2011/333 esas sayılı davanın bulunduğunu belirterek derdestlik itirazında bulunmuş ise de, UYAP ortamı üzerinden Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/333 Esas – 2012/31 Karar sayılı dava dosyasının yapılan incelemesinde, tazminat talebinin derdest dosya bulunduğu gerekçesiyle reddine hükmedildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin 24.04.2012 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamede yer alan bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği gözetilmeden, davacı lehine beraat hükmünün verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi ve davacı yararına hükmedilen toplam tazminat miktarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün A-1. bendinin içeriğinin bütünüyle hükümden çıkartılarak yerine “Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 38.976,76 TL maddi tazminatın talep nedeniyle gözaltı tarihi olan 05/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi ve hükmün vekalet ücretine ilişkin F. bendinin içeriğinin bütünüyle hükümden çıkartılarak yerine “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlı Asgari ücret tarifesine göre toplam tazminat miktarı olan 56.476,76 TL üzerinden hesaplanan 6.462,44 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.