YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12079
KARAR NO : 2015/13299
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2015/118338
Mahkemesi : Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 02/02/2015
Numarası : 2014/38 – 2015/39
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 18. maddesi ile 07.05.1964 gün ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Kanun yürürlükten kaldırılmış, 5271 sayılı CMK’nın Yedinci Bölümünde, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat ana başlığı altında, 141 ilâ 144. maddelerinde, tazminat isteme koşulları ve sonuçları yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmiş ise de; 5320 sayılı Kanunun 6/2. maddesindeki Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ilâ 144. madde hükümlerinin 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacağı bu tarihten önceki işlemler hakkında ise, 07.05.1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağının belirtilmiş olması karşısında, yapılan işlemden kasıt davacının tutuklandığı tarih olup bu tarih itibariyle de tazminat istemi hakkında 466 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak karar verilmesi gerekirken, tutuklama işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olmayan 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddeleri gereğince inceleme ve değerlendirme yapıldığının belirtilmiş olması sonuca etkili olmadığından ve kabule göre de, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmında yer verilen oranlar üzerinden nispi vekalet ücreti tayini yerine, karar tarihindeki maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminatlar için haksız tutuklamanın başlangıcı sayılan şartla tahliye tarihi yerine, davacının farklı tarih aralıklarında tutuklanıp serbest bırakıldığı dikkate alınmadan ve açıkça tarih belirtilmeden, denetim olanağını kısıtlayacak şekilde genel bir ifade ile tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
İsabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. ve 2. bentlerinde davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminatların faize ilişkin kısımlarında yer alan ” tutuklandığı tarihten” ibaresi çıkartılarak yerine, ”şartla tahliye tarihi olan ”10/05/2007 tarihinden” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.