Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/1219 E. 2015/13538 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1219
KARAR NO : 2015/13538
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

Tebliğname No : 12 – 2015/10125
Mahkemesi : Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 27/11/2014
Numarası : 2014/394 – 2014/587
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce yapılan bir istihbari çalışma neticesinde, sanık K.. P..’ın işlettiği hediyelik eşya dükkanında çok sayıda tarihi eser niteliğinde eşya bulunduğu ve bunlara müşteri arandığı bilgisine ulaşıldığı, bunun üzerine mahkemeden alınan arama kararına binaen sanığın iş yerinde olay günü yapılan aramada, sanık K.. P..’a ait tarihi eser olduğundan şüphelenilen eserlerin bulunarak el koyma işlemlerinin yapıldığı, 13.11.2009 tarihli Kayseri Müze Müdürlüğü arkeologlarınca düzenlenen raporda, sanık K.. P..’tan ele geçirilen eserlerden 2 adet sikkenin Roma dönemine ait ve 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olduğunun tespit edildiği, sanık hakkında soruşturmaya başlanarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, yargılama aşamasında Erciyes Üniversitesinde görevli araştırma görevlisi arkeologdan alınan 26.02.2010 tarihli raporda da, bahse konu eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunduklarının belirtildiği, her ne kadar sanığın ifadelerde, bu eserleri tarihi eser olduklarını bilmeden satın alıp satmak için teşhir ettiğini iddia etmiş ise de, sanığın mesleği gereği bu eserlerin korunması gerekli kültür varlıkları olduğundan şüphe etmesi gerektiği, beyanının ceza almaktan kurtulmaya yönelik olduğu ve mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına yargılama giderlerinden önce gelmek üzere, “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan K.. B.. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500.00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.